İçindekiler 26 başlık
- Duaların Kabul Olduğu Yerler Nerelerdir?
- Mekke’de duaların kabul olduğu yerler nerelerdir?
- Duaların kabul olduğu türbeler var mı?
- Duaların kabul olduğu yerler gerçekten var mı?
- Duaların Kabul Olduğu Saatler ve Hâller
- Duaların kabul olduğu saatler hangileridir?
- Duanın Kabulünü Etkileyen Şartlar
- Duanın kabul olduğu nasıl anlaşılır?
- Mescid-i Harâm ve Kâbe Çevresi
- Mültezem
- Hicr (Hatîm) ve Mîzâb-ı Rahmet
- Makam-ı İbrahim’in arkası
- Rükn-i Yemânî ile Hacerülesved arası
- Safa ve Merve Tepeleri
- Sa’y sırasında dua edilir mi?
- Hac Mekânları: Arafat, Müzdelife ve Mina
- Umre yapanlar Arafat’ta dua edebilir mi?
- Medine’de Duanın Kabulü Umulan Yerler
- Ravza’da yapılan duanın özelliği nedir?
- Kuba Mescidi
- Yaygın Listeler ve Yanlış Bilinenler
- İstanbul’da veya başka şehirlerde duaların kabul olduğu yerler var mı?
- Mübarek Mekânlarda Dua Adabı
- Dua Yolculuğunuzu Planlamak
- Sıkça Sorulan Sorular
- Kaynakça
Duaların kabul olduğu yerler, Kur’an-ı Kerim ve sahih hadislerde faziletinden söz edilen ya da Hz. Peygamber’in özellikle dua ettiği bildirilen mübarek mekânlardır; başlıcaları Mekke’de Mültezem, Hicr (Hatîm), Makam-ı İbrahim’in arkası, Safa ile Merve tepeleri, hac günlerinde Arafat, Müzdelife ve Mina, Medine’de ise Mescid-i Nebevî ve Ravza-i Mutahhara’dır. Bu rehberde her mekânın hangi rivayete dayandığını, rivayetlerin sıhhat durumunu, duanın kabulü umulan vakitleri ve kalabalıkta gözetilmesi gereken adabı temkinli bir dille aktarıyoruz. Duayı kabul eden yalnızca Allah’tır; hiçbir mekân, duanın mutlaka kabul edileceğine dair bir güvence sunmaz.
Kısaca
İslam’da dua için mutlaka uyulması gereken özel bir yer ya da zaman yoktur; her yerde ve her zaman dua edilebilir. Bununla birlikte Kâbe çevresi, Safa ile Merve, Arafat, Müzdelife, Mina ve Mescid-i Nebevî gibi mekânlarda dua etmek, bu yerlerin fazileti sebebiyle âlimlerce güzel görülmüştür. Kabulün şekli ve zamanı ise Allah’ın takdirindedir.
- Mekke’de: Mültezem, Hicr (Hatîm), Makam-ı İbrahim’in arkası, Rükn-i Yemânî ile Hacerülesved arası, Safa ve Merve.
- Hac günlerinde: Arafat, Müzdelife’de Meş’ar-i Harâm, Mina’da küçük ve orta cemrenin yanı.
- Medine’de: Mescid-i Nebevî, Ravza-i Mutahhara ve Kuba Mescidi.
- Vakitler: Secde hâli, gecenin son üçte biri, ezan ile kamet arası, cuma günü ve Arefe günü.
- Ölçü: Kesin kabul vaadi yoktur; helal kazanç, samimiyet ve ısrar mekân kadar belirleyicidir.
Duaların Kabul Olduğu Yerler Nerelerdir?
Kaynaklarda duanın kabulünün umulduğu yerler olarak en çok Mescid-i Harâm’daki Mültezem, Hicr, Makam-ı İbrahim’in arkası ve Rükn-i Yemânî ile Hacerülesved arası; Safa ve Merve tepeleri; hac günlerinde Arafat, Müzdelife ve Mina; Medine’de de Mescid-i Nebevî ile Kuba Mescidi anılır. Din İşleri Yüksek Kurulu, İslam dinine göre dua için mutlaka uyulması gereken özel bir zaman ve mekânın tahsis edilmediğini, her yerde her zaman dua edilebileceğini belirtir. Aşağıdaki liste bir zorunluluk sıralaması değil, Hz. Peygamber’in uygulamasıyla öne çıkan noktaların tanıtımıdır.
Mekke’de duaların kabul olduğu yerler nerelerdir?
Mekke’de duaların kabul olduğu yerler olarak öne çıkan noktalar Mescid-i Harâm’ın içindedir: Mültezem, Hicr ve Mîzâb-ı Rahmet’in altı, Makam-ı İbrahim’in arkası, Rükn-i Yemânî ile Hacerülesved arası, Safa ve Merve tepeleri. Hac döneminde bunlara Arafat, Müzdelife’deki Meş’ar-i Harâm ve Mina’da küçük ile orta cemrenin yanı eklenir. Hepsinde ortak ölçü, dua edenin kalabalığa ve başkalarının hakkına özen göstermesidir.
Duaların kabul olduğu türbeler var mı?
Belirli bir türbe, cami veya mekânın “duaların kesin kabul olduğu yer” olduğunu söylemek ancak sahih bir dinî dayanakla mümkündür ve bu tür nitelendirmelerin çoğu halk inanışına dayanır. Din İşleri Yüksek Kurulu, duanın yalnız Allah’a yapıldığını, isteklerin yalnız O’na arz edildiğini; tevessülün ise Allah’ın güzel isimlerini, kişinin işlediği salih bir ameli ya da hayatta olan salih bir kimsenin duasını vesile kılmak anlamına geldiğini belirtir. Kabirleri ziyaret edip orada yatanlar için dua etmek başka bir konudur; “şu türbede yapılan dua mutlaka kabul olur” demek ise doğru değildir.
Duaların kabul olduğu yerler gerçekten var mı?
Kur’an ve sahih hadislerde bazı mekân ve vakitlerin faziletli olduğu, bazılarında ise Hz. Peygamber’in özellikle dua ettiği bildirilir. Bu nedenle âlimler bu yerlerde duanın kabulünün daha çok umulduğunu söylemiştir. Ancak “burada yapılan her dua kesin kabul edilir” demek doğru değildir. Kabulün şekli ve zamanı Allah’ın takdirindedir; dua bazen istenen şekilde, bazen daha hayırlı bir karşılıkla kabul edilir.
Duaların Kabul Olduğu Saatler ve Hâller
Sahih hadislerde yer kadar belirli vakit ve hâllerin de duanın kabulüyle ilişkilendirildiği görülür.
Duaların kabul olduğu saatler hangileridir?
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun derlediği hadislere göre duaların kabul edileceği bildirilen vakitlerden bazıları şunlardır: Ramazan geceleri, Arafat vakfesi, Berat ve Kadir geceleri, cuma günleri, gece vakitleri, ezan ile kamet anları ve farz namazların sonrası. Gecenin son üçte birinde, yani seher vaktinde yapılan dua da kaynaklarda öne çıkarılır.
| Vakit veya hâl | Kısa açıklama | Kaynak |
|---|---|---|
| Secde | Kulun Rabbine en yakın olduğu an; secdede duanın çoğaltılması tavsiye edilir | Müslim |
| Gecenin son üçte biri | Allah’ın “Bana dua eden yok mu?” buyurduğu vakit olarak bildirilir | Buhârî, Müslim |
| Cuma günündeki bir saat | Müslüman kulun o saatte istediği hayrın verileceği bildirilir | Buhârî, Müslim |
| Ezan ile kamet arası | Bu vakitte yapılan duanın geri çevrilmeyeceği bildirilir | Ebû Dâvûd, Tirmizî |
| Arefe günü | Duaların en hayırlısı olarak anılır | Tirmizî |
| Yolculuk hâli | Yolcunun duası geri çevrilmeyen dualar arasında sayılır | Ebû Dâvûd, Tirmizî |
| Oruçlunun duası | İftar edinceye kadar oruçlunun duası geri çevrilmeyen dualar arasında sayılır | Tirmizî |
| Gıyabında kardeşe dua | Meleğin “Sana da onun benzeri olsun” diyerek karşılık verdiği bildirilir | Müslim |
Umre ve hac yolcusu, bu vakitlerin birçoğunu aynı anda yaşayabilir. Örneğin Mescid-i Harâm’da, yolculuk hâlindeyken, ezan ile kamet arasında veya secdede yapılan dua, pek çok hayırlı sebebi bir araya getirir. Zemzem içerken yapılan dua ve bu konudaki rivayetin durumu için Zemzem Duası yazımıza göz atabilirsiniz.
İpucu: Dua listenizi vakitlere göre bölün: sabah namazı sonrası aile için, ezan ile kamet arasında hastalar ve darda olanlar için, gecenin son üçte birinde kendi tövbeniz için ayrılmış kısa bölümler, kalabalıkta hangi duayı yapacağınızı düşünmekle vakit kaybetmenizi önler.
Duanın Kabulünü Etkileyen Şartlar
Kur’an-ı Kerim’de Allah, kullarına yakın olduğunu ve kendisine dua edenin duasına icabet ettiğini bildirir: “Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm.” (Bakara 2/186). Başka bir ayette ise “Bana dua edin, duanıza cevap vereyim.” buyrulur (Mü’min 40/60). Bu ayetler, duanın belirli bir yere bağlı olmadığını, her yerde ve her zaman yapılabileceğini gösterir.
Hadislerde ise duanın kabulüne engel olabilecek hâllere dikkat çekilir. Hz. Peygamber, uzun yolculuk yapmış, saçı başı dağınık hâlde ellerini semaya kaldırıp “Ya Rabbi” diyen, fakat yediği, içtiği ve giydiği haram olan kişinin duasının nasıl kabul edileceğini sormuştur (Müslim). Yine kul acele edip “Dua ettim de kabul olunmadı” demedikçe duasına karşılık verileceğini bildirmiştir (Buhârî, Müslim). Buna göre helal kazanç, samimiyet, sabır ve ısrar, duanın mekânı kadar önemlidir.
Din İşleri Yüksek Kurulu, duanın kabulü için riayet edilmesi gereken hususları şöyle sıralar:
- Tövbe ve istiğfar: Duadan önce günahlardan uzaklaşmaya çalışmak ve bağışlanma dilemek.
- Hamd ve salavat: Duaya Allah’a hamd ve Hz. Peygamber’e salâtüselâm ile başlayıp yine aynı şekilde bitirmek.
- İçtenlik ve tevazu: Yalvararak, alçak sesle ve kabul edileceğine inanarak dua etmek.
- Israr: Kabul için acele etmemek, duayı sürdürmek.
- Umut ve korku dengesi: Rahmeti umarak, azaptan sakınarak istemek.
Duanın kabul olduğu nasıl anlaşılır?
Bir duanın kabul edilip edilmediği kesin olarak bilinemez; bu, Allah’ın takdirindedir. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin Dua maddesinde aktarıldığına göre duanın karşılığı ya bu dünyada hemen verilir, ya ahirete saklanır ya da kişiden istediği iyilik kadar bir kötülük giderilir. Bu sebeple istediği gerçekleşmeyen kişinin ümitsizliğe kapılması değil, duaya devam etmesi beklenir. Kalpteki huzur, kötülükten uzaklaşma ve hayra yönelme gibi değişimler ise duanın kişide meydana getirdiği en açık etkilerdir.
Mescid-i Harâm ve Kâbe Çevresi
Mescid-i Harâm, yeryüzünün en faziletli mescididir ve Hz. Peygamber burada kılınan namazın diğer mescitlerdeki namazlardan çok daha faziletli olduğunu bildirmiştir. Kâbe’nin çevresindeki bazı noktalar, dua ile özellikle anılır. Bu noktaların yerini ve tarihini Kâbe’nin bölümleri yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.
Mültezem
Mültezem, Hacerülesved ile Kâbe kapısı arasında kalan kısa duvar bölümüdür. Ebû Dâvûd ve İbn Mâce’de yer alan bir rivayette, bir sahabinin göğsünü ve yüzünü bu duvara dayayarak dua ettiği ve Hz. Peygamber’i de böyle yaparken gördüğünü söylediği aktarılır. Hadis âlimleri bu rivayetin senedinde zayıflık bulunduğunu belirtmiştir; bununla birlikte Mültezem’de dua etmek, pek çok âlim tarafından güzel görülmüştür. Mültezem için okunması gereken belirli bir dua metni sahih olarak bilinmemektedir.
Adı “sıkı sıkıya yapışılan yer” anlamına gelen Mültezem, hacıların tavaftan sonra burada ısrarla dua etmesinden dolayı bu adla anılmıştır; kaynaklarda ayrıca içten gelen duaların kabul edildiği yer anlamında Med’â ve kötülüklerin şerrinden sığınılan yer anlamında Müteavvez isimleriyle de geçer. Hanefî mezhebindeki en sahih görüşe göre tavaf namazı kılınıp zemzem içildikten sonra, Safa’ya çıkmadan önce Mültezem’de durup dua etmek müstehaptır.
Bilgi Kartı: Mültezem
- Yeri
- Hacerülesved köşesi ile Kâbe kapısı arası
- Uzunluğu
- Yaklaşık 2 metre
- Diğer adları
- Med’â (Müddeâ) ve Müteavvez
- Hükmü
- Hanefî mezhebindeki sahih görüşe göre burada dua etmek müstehap
- Rivayetlerin durumu
- Nevevî ilgili rivayetleri zayıf bulmuş, faziletle ilgili olduğu için müsamaha gösterildiğini belirtmiştir
- Özel dua metni
- Sahih olarak nakledilmiş zorunlu bir metin yoktur
- Bugünkü uygulama
- İzdiham sebebiyle duvara yaslanmak mümkün değildir; karşısında durularak dua edilir
Günümüzde Mültezem’e ulaşmak, özellikle yoğun dönemlerde çok zordur. Oraya ulaşmak için kimseyi itmek, incitmek veya tehlikeli bir kalabalığa girmek doğru değildir; Mültezem’in karşısında, uygun bir yerde durup dua etmek de mümkündür.
Hicr (Hatîm) ve Mîzâb-ı Rahmet
Hicr, Kâbe’nin kuzey tarafındaki yarım daire şeklindeki alçak duvarla çevrili bölümdür. Hz. Âişe, Kâbe’nin içinde namaz kılmak istediğinde Hz. Peygamber’in onu Hicr’e götürüp “Burada namaz kıl, çünkü burası Beyt’tendir” dediğini anlatır (Ebû Dâvûd, Tirmizî). Bu nedenle Hicr’de namaz kılıp dua etmek güzel görülür. Kâbe’nin çatısındaki suyun aktığı altın oluk olarak bilinen Mîzâb-ı Rahmet de bu bölümün üzerindedir; bazı kaynaklarda Mîzâb’ın altı da dua yerleri arasında sayılır. Hicr’e giriş zaman zaman kalabalık nedeniyle düzenlenebilir.
Hicr, Kâbe’nin 605 yılındaki yeniden inşasında bina dışında bırakılan ve “hatîm” denilen alçak duvarla çevrilen alandır; âlimlerin çoğunluğuna göre burasının 6 zirâlık kısmı Kâbe’ye dahildir ve bütün mezheplerde tavafta hicrin dışından dolaşmak şarttır. Arapçada mîzâbü’r-rahme denilen altın oluk, Kâbe’nin kuzeybatı duvarının üstündedir ve damda biriken yağmur sularını hicre akıtır. Mîzâb’ın altında yapılan duanın kabul edileceğine dair sözler hac kitaplarında ve tâbiîn âlimi Atâ b. Ebû Rebâh’tan nakledilir; bunlar bir vaat gibi değil, o bölgenin faziletine işaret eden nakiller olarak değerlendirilmelidir.

Makam-ı İbrahim’in arkası
Kur’an-ı Kerim’de “Siz de Makam-ı İbrahim’den kendinize bir namaz yeri edinin” buyrulur (Bakara 2/125). Tavaf namazının mümkünse Makam-ı İbrahim’in arkasında kılınması bu ayete dayanır. Namazın ardından el açıp dua etmek güzeldir; kalabalıkta ise tavaf namazını mescidin başka bir yerinde kılmak da yeterlidir.
Rükn-i Yemânî ile Hacerülesved arası
Tavaf sırasında bu iki köşe arasında Hz. Peygamber’in “Rabbenâ âtinâ…” duasını okuduğu rivayet edilmiştir (Ebû Dâvûd). Bu duanın okunuşunu ve tavaftaki diğer zikirleri Umrede Okunacak Dualar yazımızda bulabilirsiniz.

Safa ve Merve Tepeleri
Sa’y ibadetinin yapıldığı Safa ve Merve, Hz. Peygamber’in uzun uzun dua ettiği yerlerdendir. Câbir’in rivayetine göre Hz. Peygamber Safa’ya Kâbe’yi görebileceği kadar çıkmış, kıbleye dönmüş, tevhid ve tekbir getirmiş, bunu üç kez tekrarlayıp aralarında dua etmiş; Merve’de de aynısını yapmıştır (Müslim).
Bu sahih rivayet, Safa ve Merve’de kıbleye dönerek dua etmenin sünnete uygun olduğunu gösterir. Tepelerin üzerinde durup dua ederken sa’y yapanların akışını engellememek için kenara çekilmek gerekir.
Sa’y sırasında dua edilir mi?
Evet, sa’y boyunca dua, zikir, tesbih ve salavatla meşgul olmak güzeldir. Şavtlar sırasında okunması zorunlu belirli bir dua yoktur; kişi bildiği duaları veya kendi dilindeki dileklerini tekrarlayabilir. Safa ve Merve’de okunan tevhid zikrinin okunuşu, umre dualarını ele aldığımız yazımızda yer almaktadır.


Hac Mekânları: Arafat, Müzdelife ve Mina
Hac mevsiminde dua denince ilk akla gelen yer Arafat’tır. Hz. Peygamber, duaların en hayırlısının Arefe günü yapılan dua olduğunu bildirmiştir (Tirmizî). Müzdelife’de ise Kur’an, Meş’ar-i Harâm’ın yanında Allah’ın anılmasını emreder (Bakara 2/198); Hz. Peygamber de bayram sabahı burada kıbleye dönerek ortalık aydınlanıncaya kadar dua etmiştir (Müslim).
Mina’da ise Hz. Peygamber’in küçük ve orta cemreyi taşladıktan sonra kıbleye dönüp ellerini kaldırarak uzun süre dua ettiği sahih olarak nakledilmiştir (Buhârî). Bu mekânlarda okunan zikirlerin okunuşlarını ve anlamlarını Hac Duaları yazımızda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz. Vakfenin zamanı ve şartları için Arafat vakfesi yazımıza bakabilirsiniz.
Umre yapanlar Arafat’ta dua edebilir mi?
Umre yolcuları Mekke’deki ziyaret programları sırasında Arafat’ı görebilir ve orada dua edebilir; dua her zaman ve her yerde yapılabilir. Ancak Arafat’la ilgili hadislerde bildirilen özel fazilet, hac sırasında Arefe günü yapılan vakfeye ve o günün duasına aittir. Hac dışındaki bir ziyarette Arafat’ta bulunmanın vakfe hükmünde olmadığını bilmek gerekir. Arafat’ın sınırları ve Cebel-i Rahme hakkında ayrıntılı bilgiyi Arafat Dağı yazımızda bulabilirsiniz.

Medine’de Duanın Kabulü Umulan Yerler
Medine’nin merkezinde Mescid-i Nebevî yer alır. Hz. Peygamber, bu mescitte kılınan namazın Mescid-i Harâm dışındaki mescitlerde kılınan bin namazdan daha hayırlı olduğunu bildirmiştir (Buhârî, Müslim). Namazın bu kadar faziletli olduğu bir mekânda, namazların ardından yapılan dualar da ayrı bir değer taşır. Mescidin bölümlerini ve kapılarını Mescid-i Nebevî yazımızda tanıttık.
Ravza’da yapılan duanın özelliği nedir?
Hz. Peygamber, evi ile minberi arasındaki alanın cennet bahçelerinden bir bahçe olduğunu bildirmiştir (Buhârî, Müslim). Bu fazilet nedeniyle Ravza’da namaz kılıp dua etmek, ziyaretçilerin en çok arzu ettiği ibadetlerdendir. Ravza için belirlenmiş zorunlu bir dua yoktur; kişi dilediği duayı yapabilir. Randevu ve selamlama adabını Ravza Ziyareti Duası yazımızda anlattık.
Din İşleri Yüksek Kurulu, Ravza-i Mutahhara’da namaz kılmanın ve Hz. Peygamber’in kabrini ziyaret etmenin haccın ya da umrenin farzı, vacibi veya sünneti olmadığını; bunları yapamadan Medine’den ayrılmak durumunda kalanların ibadetlerinde bir eksiklik oluşmayacağını belirtir. Aynı açıklamada, Mescid-i Nebevî’deki namaz faziletinin yalnız Ravza bölümüne değil mescidin tamamına ait olduğu da vurgulanır. Bu bilgi, randevu alamayan ziyaretçilerin endişesini gidermesi bakımından önemlidir.
Kuba Mescidi
Hz. Peygamber’in her cumartesi Kuba Mescidi’ne, bazen yürüyerek bazen binekle gidip orada namaz kıldığı sahih olarak bildirilmiştir (Buhârî, Müslim). Tirmizî’de yer alan bir hadiste de Kuba Mescidi’nde kılınan namazın bir umre gibi olduğu haber verilir. Bu nedenle Medine’de kalınan günlerde Kuba’yı ziyaret edip iki rekât namaz kılmak ve dua etmek güzel bir uygulamadır. Mescidin tarihi için Kuba Mescidi yazımıza göz atabilirsiniz.

Yaygın Listeler ve Yanlış Bilinenler
İnternette ve bazı kitapçıklarda “Mekke’de duaların kabul olduğu 15 yer” gibi listelerle sık karşılaşılır. Bu listelerin önemli bir kısmı, eski kaynaklarda Hasan-ı Basrî’ye nispet edilen bir risaleye ve benzeri nakillere dayanır; nitekim TDV İslâm Ansiklopedisi de Hasan-ı Basrî’nin Mekke’nin faziletine dair risalesinde hicri, duaların makbul olduğu yerler arasında saydığını kaydeder. Bu nakillerin bir kısmının Hz. Peygamber’e kadar ulaşan sahih bir dayanağı bulunmadığından âlimler bu listelere temkinle yaklaşmıştır.
Listelerde yer alan mekânların çoğu zaten mübarek yerlerdir ve orada dua etmekte bir sakınca yoktur. Sorun, bu yerlere kesin kabul vaadi yüklemek ve bu uğurda kalabalıkta kendini ya da başkalarını tehlikeye atmaktır. Tartışmalı konularda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın güncel açıklamalarına başvurmanızı öneririz.
Böyle bir listeyle karşılaştığınızda şu soruları sormak, bilgiyi doğru değerlendirmenize yardımcı olur:
- Bu mekânın faziletini bildiren bir ayet veya sahih hadis var mı?
- Rivayet varsa, kaynağı açıkça belirtilmiş mi?
- Metin, duanın kabulünü kesin bir vaat gibi mi sunuyor?
- Önerilen uygulama kalabalıkta kendimi veya başkalarını zora sokuyor mu?
İstanbul’da veya başka şehirlerde duaların kabul olduğu yerler var mı?
Camiler Allah’ın evleridir ve her camide, hatta her yerde dua edilebilir; bir şehirdeki belirli bir mekân için “duaların kabul olduğu yer” nitelemesi ise sahih bir dinî dayanağa ihtiyaç duyar. Duanın kabulünde asıl belirleyici olan mekândan çok samimiyet, helal kazanç ve Allah’a teslimiyettir. Bu yüzden memleketinizdeki bir camide, evinizde veya yolda yapacağınız dua ile mübarek mekânlarda yapacağınız dua arasında kabul açısından kesin bir sınır çizmek doğru değildir.
Mübarek Mekânlarda Dua Adabı
Bu yerlerde geçireceğiniz kısa süreyi en iyi şekilde değerlendirmek için şu hususlara dikkat etmeniz faydalı olur:
- Listenizi önceden hazırlayın: Sizden dua isteyenlerin adlarını ve dileklerinizi yolculuktan önce yazın.
- Hamd ve salavatla başlayın: Duaya Allah’a hamd ve Hz. Peygamber’e salavatla başlamak dua adabındandır.
- Kıbleye dönün: Mümkün olduğunda kıbleye yönelerek ve ellerinizi kaldırarak dua edin.
- Kendi dilinizle dua edin: Anlamını bilmediğiniz metinleri tekrarlamak yerine Türkçe olarak içtenlikle dua edin.
- Akışı engellemeyin: Tavaf, sa’y ve cemre alanlarında uzun dua için kenara çekilin.
- İtişip kakışmayın: Bir noktaya ulaşmak için kimseyi incitmeyin; kul hakkına girmek, ibadetin ruhuna aykırıdır.
- Israr edin, ümidinizi koruyun: Duanın karşılığını hemen görmeseniz de dua etmeyi bırakmayın.
Din İşleri Yüksek Kurulu, hac ve umre görevleri yapılırken Kur’an’da geçen veya Hz. Peygamber ile sahabeden nakledilen duaları okumanın daha uygun olduğunu, ancak bunları aynen okumanın zorunlu olmadığını; telaffuzda zorlananların duanın tercümesini okuyabileceğini ve en güzel yolun kişinin içinden geldiği gibi dua etmesi olduğunu belirtir. Duanın alçak sesle ve yalvararak yapılması ise dua adabının bir parçasıdır.
Önemli: Bu yazıdaki mekânlar, duanın kabulünün umulduğu yerlerdir; hiçbir yer, duanın mutlaka kabul edileceğine dair bir güvence değildir. Kalabalık ve güvenlik düzenlemeleri nedeniyle Mültezem, Hicr ve Ravza gibi noktalara erişim zaman zaman sınırlandırılabilir; güncel durumu rehberinizden öğrenin.
Dua Yolculuğunuzu Planlamak
Mekke ve Medine’deki günler, dua için bir ömür boyu hatırlanacak fırsatlar sunar. Aşağıdaki sıra, dua listenizi yolculuk boyunca düzenli kullanmanıza yardımcı olur:
- Listeyi yazın Yola çıkmadan önce isimleri ve dilekleri kısa notlar hâlinde yazın; telefonunuza da bir kopya alın.
- Bölümlere ayırın Aile, hastalar, vefat edenler, ümmet ve kendi tövbeniz için ayrı başlıklar oluşturun.
- Vakitlere dağıtın Her mekâna ve vakte bir bölüm ayırın; böylece hiçbir başlık unutulmaz.
- Kısa ve anlaşılır tutun Kalabalıkta uzun metin okumak yerine anlamını bildiğiniz kısa cümlelerle dua edin.
- Dönüşte saklayın Listeyi memlekette de kullanın; dua etmeyi sürdürmek yolculuğun kalıcı kazancıdır.
Bu fırsatları huzurla değerlendirmek için mescide yakın konaklama ve rahat bir program kolaylık sağlar. Ziyaret noktalarını Mekke’de gezilecek yerler yazımızda derledik.
RotaNur olarak, Mescid-i Harâm ve Mescid-i Nebevî’de ibadete yeterli vakit ayıran programlar hazırlıyoruz. Size uygun seçeneği umre turlarımız arasından inceleyebilir, sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Rabbimiz bütün dualarımızı hayırlısıyla karşılasın.
Sıkça Sorulan Sorular
Kâbe’yi ilk görünce yapılan dua kabul olur mu?
Kâbe’yi ilk görme anında yapılan duanın kabul edileceğine dair rivayetler bulunsa da hadis âlimleri bu rivayetlerin senedinde zayıflık olduğunu belirtmiştir. Bununla birlikte bu anda Allah’a hamd edip içtenlikle dua etmek pek çok âlim tarafından güzel görülmüştür. Duanın kabulünü kesin bir vaade bağlamadan o anın manevi etkisini değerlendirmek en doğru tutumdur. Bu anın adabı için Kâbe’yi görünce okunacak dua yazımıza bakabilirsiniz.
Başkası için yapılan dua kabul olur mu?
Bir Müslümanın, kardeşi için onun yokluğunda yaptığı dua, sahih hadislerde övülen dualar arasındadır. Müslim’in rivayetine göre böyle bir duaya melek, “Sana da onun benzeri olsun” diyerek karşılık verir. Bu nedenle Mekke ve Medine’de sizden dua isteyenleri anmak, hem onlar hem de sizin için hayır umulan bir davranıştır. Dua listenizi yolculuktan önce hazırlamak, kimseyi unutmamanızı kolaylaştırır.
Mekke ve Medine’de Türkçe dua edilebilir mi?
Evet, dua her dilde yapılabilir ve Mekke ile Medine’de Türkçe dua etmekte hiçbir sakınca yoktur. Duada asıl önemli olan, kalbin samimiyeti ve Allah’a içtenlikle yönelmektir. Anlamını bilmediğiniz metinleri ezberden tekrarlamak yerine dileklerinizi kendi dilinizle ifade etmeniz tavsiye edilir. Namazın içindeki kıraat ve zikirler Arapça okunur; namaz dışında yapılan dualarda ise dil konusunda bir sınırlama bulunmaz.
Özel hâldeki kadınlar kutsal mekânlarda dua edebilir mi?
Evet, özel hâldeki kadınlar dua, zikir, tesbih ve salavatla meşgul olabilir; bu ibadetler için temizlik şartı aranmaz. Hanefî mezhebine göre bu dönemde namaz kılınmaz, tavaf yapılmaz ve mescide girilmez; bu nedenle Mescid-i Harâm ile Mescid-i Nebevî’nin içindeki ibadetler ertelenir. Bu süreyi otelde ya da mescit dışında dua ederek değerlendirmek mümkündür. Umre ve tavafla ilgili özel durumlarda Diyanet’in güncel fetvalarına başvurun; kadınlara özel hazırlık için kadınlar için umre rehberimize bakabilirsiniz.
Cuma günü duanın kabul olduğu saat hangisidir?
Sahih hadislerde cuma gününde, Müslüman kulun o anda istediği hayrın verileceği bir saat bulunduğu bildirilir; ancak bu saatin ne zaman olduğu konusunda âlimler farklı görüşler ileri sürmüştür. Öne çıkan iki görüşe göre bu saat, imamın minbere oturmasından namazın bitişine kadar geçen süre ya da ikindiden sonra güneşin batışına kadar olan vakittir. Bu nedenle cuma gününün tamamını dua ile değerlendirmek tavsiye edilir.
Kaynakça
Bu yazı, aşağıdaki kaynaklar esas alınarak RotaNur editörlüğünce hazırlanmıştır. Dinî hükümlerde Diyanet İşleri Başkanlığı yaklaşımı esas alınmıştır; Mescid-i Harâm ve Mescid-i Nebevî’deki ziyaret düzenlemeleri değişebileceğinden yola çıkmadan önce resmî kaynaklardan ve rehberinizden güncel durumu teyit ediniz.
- Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Her zaman dua edilebilir mi, dua için belirlenmiş özel vakitler var mıdır?”, Fetvalar. kurul.diyanet.gov.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Mehmet Şener, “Mültezem”, TDV İslâm Ansiklopedisi, 2020. islamansiklopedisi.org.tr. Erişim: 17.09.2026.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hicr”. islamansiklopedisi.org.tr. Erişim: 17.09.2026.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Altın Oluk”. islamansiklopedisi.org.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Meali, Bakara Sûresi 2/125. kuran.diyanet.gov.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Peygamberimizin (s.a.s.) kabr-i saâdetini ziyaret etmek ve Ravza-i Mutahhara’da namaz kılmak haccın menâsikinden midir?”, Fetvalar. kurul.diyanet.gov.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Duada tevessül ne demektir? Duada vesilenin dinî dayanağı var mıdır?”, Fetvalar. kurul.diyanet.gov.tr. Erişim: 17.09.2026.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Dua”, 1994. islamansiklopedisi.org.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Meali, Bakara Sûresi 2/186. kuran.diyanet.gov.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Meali, Mü’min Sûresi 40/60. kuran.diyanet.gov.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Duaların kabul olması için ön şartlar var mıdır?”, Fetvalar. kurul.diyanet.gov.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Hac ve umre görevlerini yaparken belli duaları okumanın hükmü nedir?”, Fetvalar. kurul.diyanet.gov.tr. Erişim: 17.09.2026.
Bu yazıda yanıtlanan sorular
Duaların Kabul Olduğu Yerler Nerelerdir?
Kaynaklarda duanın kabulünün umulduğu yerler olarak en çok Mescid-i Harâm’daki Mültezem, Hicr, Makam-ı İbrahim’in arkası ve Rükn-i Yemânî ile Hacerülesved arası; Safa ve Merve tepeleri; hac günlerinde Arafat, Müzdelife ve Mina; Medine’de de Mescid-i Nebevî ile Kuba Mescidi anılır. Din İşleri Yüksek Kurulu, İslam dinine göre dua için mutlaka uyulması gereken özel bir zaman ve mekânın tahsis edilmediğini, her yerde her zaman dua edilebileceğini belirtir. Aşağıdaki liste bir zorunluluk sıralaması değil, Hz. Peygamber’in uygulamasıyla öne çıkan noktaların tanıtımıdır.
Mekke’de duaların kabul olduğu yerler nerelerdir?
Mekke’de duaların kabul olduğu yerler olarak öne çıkan noktalar Mescid-i Harâm’ın içindedir: Mültezem, Hicr ve Mîzâb-ı Rahmet’in altı, Makam-ı İbrahim’in arkası, Rükn-i Yemânî ile Hacerülesved arası, Safa ve Merve tepeleri. Hac döneminde bunlara Arafat, Müzdelife’deki Meş’ar-i Harâm ve Mina’da küçük ile orta cemrenin yanı eklenir. Hepsinde ortak ölçü, dua edenin kalabalığa ve başkalarının hakkına özen göstermesidir.
Duaların kabul olduğu türbeler var mı?
Belirli bir türbe, cami veya mekânın “duaların kesin kabul olduğu yer” olduğunu söylemek ancak sahih bir dinî dayanakla mümkündür ve bu tür nitelendirmelerin çoğu halk inanışına dayanır. Din İşleri Yüksek Kurulu, duanın yalnız Allah’a yapıldığını, isteklerin yalnız O’na arz edildiğini; tevessülün ise Allah’ın güzel isimlerini, kişinin işlediği salih bir ameli ya da hayatta olan salih bir kimsenin duasını vesile kılmak anlamına geldiğini belirtir. Kabirleri ziyaret edip orada yatanlar için dua etmek başka bir konudur; “şu türbede yapılan dua mutlaka kabul olur” demek ise doğru değildir.
Duaların kabul olduğu yerler gerçekten var mı?
Kur’an ve sahih hadislerde bazı mekân ve vakitlerin faziletli olduğu, bazılarında ise Hz. Peygamber’in özellikle dua ettiği bildirilir. Bu nedenle âlimler bu yerlerde duanın kabulünün daha çok umulduğunu söylemiştir. Ancak “burada yapılan her dua kesin kabul edilir” demek doğru değildir. Kabulün şekli ve zamanı Allah’ın takdirindedir; dua bazen istenen şekilde, bazen daha hayırlı bir karşılıkla kabul edilir.
Duaların kabul olduğu saatler hangileridir?
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun derlediği hadislere göre duaların kabul edileceği bildirilen vakitlerden bazıları şunlardır: Ramazan geceleri, Arafat vakfesi, Berat ve Kadir geceleri, cuma günleri, gece vakitleri, ezan ile kamet anları ve farz namazların sonrası. Gecenin son üçte birinde, yani seher vaktinde yapılan dua da kaynaklarda öne çıkarılır.
Duanın kabul olduğu nasıl anlaşılır?
Bir duanın kabul edilip edilmediği kesin olarak bilinemez; bu, Allah’ın takdirindedir. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin Dua maddesinde aktarıldığına göre duanın karşılığı ya bu dünyada hemen verilir, ya ahirete saklanır ya da kişiden istediği iyilik kadar bir kötülük giderilir. Bu sebeple istediği gerçekleşmeyen kişinin ümitsizliğe kapılması değil, duaya devam etmesi beklenir. Kalpteki huzur, kötülükten uzaklaşma ve hayra yönelme gibi değişimler ise duanın kişide meydana getirdiği en açık etkilerdir.


















