İçindekiler 27 başlık
- Kâbe’nin Kısa Tarihi
- Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in inşası
- Kureyş’in yeniden inşası ve Hacerü’l-Esved hadisesi
- Abdullah b. Zübeyr ve Haccâc dönemleri
- Osmanlı dönemindeki yeniden inşa
- Kâbe’nin Köşeleri: Rükünler
- Hacerü’l-Esved
- Rükn-i Yemânî
- Rükn-i Irâkî ve Rükn-i Şâmî
- Kâbe’nin Duvarındaki ve Çevresindeki Bölümler
- Kâbe kapısı (Bâbü’l-Kâbe)
- Mültezem
- Mîzâb-ı Rahmet (altın oluk)
- Hicr (Hatîm)
- Şâzervân
- Kâbe’nin Etrafındaki Mekânlar
- Makam-ı İbrahim
- Metâf
- Zemzem kuyusu
- Kisve (Kâbe örtüsü)
- Kâbe’nin Bölümleri Tavafla Nasıl İlişkilidir?
- Kâbe Hakkında Sık Sorulan Sorular
- Kâbe’nin içine girilebilir mi?
- Hacerü’l-Esved’i öpmek zorunlu mu?
- Tavaf namazı mutlaka Makam-ı İbrahim’in arkasında mı kılınmalı?
- Kâbe örtüsü ne zaman değiştirilir?
- Kâbe’yi Tanıyarak Ziyaret Etmek
Kâbe, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların namazda yöneldiği kıble ve tavafın merkezidir. Umre veya hac için Mescid-i Haram’a giren herkes Hacerü’l-Esved, Mültezem, Hicr ve Makam-ı İbrahim gibi adları sıkça duyar. Kâbe’nin bölümleri önceden tanındığında hem tavaf daha bilinçli yapılır hem de bu mübarek yapının tarihi üzerinde tefekkür etmek kolaylaşır. Bu yazıda Kâbe’nin kısa tarihini ve her bir bölümünü sade bir dille anlatıyoruz.
Kâbe’nin Kısa Tarihi
Kur’an-ı Kerim’de insanlar için kurulan ilk mabedin Mekke’deki olduğu bildirilir (Âl-i İmrân 3/96). Kâbe, tarih boyunca pek çok kez onarılmış ve yeniden inşa edilmiştir.
Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in inşası
Kur’an-ı Kerim, Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail’in Kâbe’nin temellerini yükselttiğini ve “Rabbimiz, bizden kabul buyur” diye dua ettiklerini bildirir (Bakara 2/127). Hz. İbrahim’in inşa sırasında üzerine çıktığı rivayet edilen taş, bugün Makam-ı İbrahim adıyla bilinir.
Kureyş’in yeniden inşası ve Hacerü’l-Esved hadisesi
Hz. Peygamber’in peygamberlikten önceki yıllarında Kureyş, hasar gören Kâbe’yi yeniden inşa etti. Hacerü’l-Esved’i yerine koyma şerefinin hangi kabileye ait olacağı konusunda anlaşmazlık çıkınca Hz. Peygamber taşı bir örtünün üzerine koydu, kabile temsilcilerinin örtüyü birlikte kaldırmasını sağladı ve taşı kendi elleriyle yerine yerleştirdi. Bu hikmetli çözüm olası bir çatışmanın önüne geçti. Kureyş, yalnızca helal kazançla topladığı malzeme yetmeyince yapının bir kısmını dışarıda bıraktı; bugün Hicr olarak bilinen alan bu bölümle ilişkilidir.
Abdullah b. Zübeyr ve Haccâc dönemleri
Emevîler döneminde Mekke’de yaşanan kuşatma sırasında zarar gören Kâbe’yi Abdullah b. Zübeyr yeniden inşa ettirdi. Hz. Âişe’den nakledilen bir hadise dayanarak Hicr’i yapının içine aldı ve zemin seviyesinde, biri giriş biri çıkış için iki kapı açtırdı. Daha sonra Haccâc b. Yûsuf, Emevî halifesi Abdülmelik’in emriyle Kâbe’yi Kureyş dönemindeki şekline döndürdü; Hicr yeniden dışarıda bırakıldı, kapılardan biri kapatıldı, diğeri ise yükseltildi.
Osmanlı dönemindeki yeniden inşa
17. yüzyılda, IV. Murad döneminde, Mekke’de yaşanan büyük bir sel Kâbe’nin duvarlarına ciddi zarar verdi. Bunun üzerine yapı, aslına sadık kalınarak yeniden inşa edildi. Bugün gördüğümüz Kâbe büyük ölçüde bu inşanın izlerini taşır; sonraki dönemlerde de çeşitli bakım ve onarımlar yapılmıştır.
Kâbe’nin Köşeleri: Rükünler
Kâbe’nin dört köşesi “rükün” olarak adlandırılır ve her biri yöneldiği bölgeye göre isim alır. Bu köşeleri tanımak, tavaf sırasında nerede olduğunuzu anlamayı kolaylaştırır.
Hacerü’l-Esved
Hacerü’l-Esved, Kâbe’nin doğu köşesinde, gümüş bir çerçeve içinde bulunan siyah taştır; bulunduğu köşeye de Rükn-i Esved denir. Tavafa bu taşın hizasından başlanır ve her şavt yine burada tamamlanır. Taşı öpmek veya ona el ile dokunmak (istilam) sünnettir; ancak kalabalıkta başkalarına eziyet vermek uygun olmadığından uzaktan el ile işaret ederek “Bismillâhi Allâhu ekber” demek yeterlidir. Tarihte Karmatîler tarafından bir süre yerinden götürüldüğü ve daha sonra yerine iade edildiği bilinir.
Rükn-i Yemânî
Rükn-i Yemânî, Kâbe’nin Yemen yönüne bakan güneybatı köşesidir. Tavaf sırasında imkân bulunursa bu köşeye el ile dokunmak sünnettir; kalabalıkta ise uzaktan işaret etmek gerekmez. Rükn-i Yemânî ile Hacerü’l-Esved arasında “Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr” (Bakara 2/201) duasını okumak güzel bir sünnettir.
Rükn-i Irâkî ve Rükn-i Şâmî
Kâbe’nin kuzeydoğu köşesine Rükn-i Irâkî, kuzeybatı köşesine Rükn-i Şâmî denir. Bu iki köşe, Kureyş’in inşasında Hz. İbrahim’in temelleri üzerine oturmadığı için Hz. Peygamber’in tavafta bunlara dokunmadığı rivayet edilir. Hicr, bu iki köşenin arasında yer alır.
Kâbe’nin Duvarındaki ve Çevresindeki Bölümler
Köşelerin yanı sıra Kâbe’nin kapısı, oluğu, kaidesi ve kuzey tarafındaki Hicr de ayrı adlarla anılır.
Kâbe kapısı (Bâbü’l-Kâbe)
Kâbe’nin kapısı, Hacerü’l-Esved ile Rükn-i Irâkî arasındaki duvarda, yerden yüksekte yer alır. Üzeri altın kaplama ve âyetlerle süslü olan kapı, Kâbe’nin yıkanması gibi özel vesilelerle açılır. Umre ve hac ziyaretçilerinin içeri girmesi genellikle mümkün değildir.
Mültezem
Mültezem, Hacerü’l-Esved ile Kâbe kapısı arasındaki kısa duvar bölümüdür. Kelime “sarılınan, yapışılan yer” anlamına gelir ve dua edilen faziletli yerlerden biri olarak bilinir. Kalabalık zamanlarda Mültezem’e ulaşmak için itişmek yerine uygun bir anı beklemek ya da bulunduğunuz yerden dua etmek daha doğrudur.
Mîzâb-ı Rahmet (altın oluk)
Mîzâb-ı Rahmet, Kâbe’nin kuzey tarafında, damdaki yağmur sularını Hicr’e akıtan oluktur. Altın kaplaması nedeniyle halk arasında “altın oluk” diye bilinir ve farklı dönemlerde yenilenmiştir. Hicr’de namaz kılıp dua eden ziyaretçiler, oluğun hemen altındaki bölüme özellikle ilgi gösterir.
Hicr (Hatîm)
Hicr, Kâbe’nin kuzey tarafında, iki köşe arasında yarım daire biçiminde alçak bir duvarla çevrili alandır ve Hatîm adıyla da bilinir. Bu alanın bir kısmı Kâbe’nin aslından sayılır. Bu nedenle tavaf Hicr’in dışından dolaşılarak yapılır; Hicr’in içinden geçilerek yapılan şavt eksik kalır. Hz. Âişe’den nakledilen hadiste Hicr’in Beyt’in bir parçası olduğu bildirildiğinden, imkân bulunduğunda burada namaz kılmak faziletli görülür; girişler zaman zaman görevlilerce düzenlenir.
Şâzervân
Şâzervân, Kâbe duvarlarının alt kısmında dışa doğru çıkıntı yapan eğimli mermer kaidedir; Kâbe örtüsünün alt kısmındaki halkalar da buraya tutturulur. Bazı âlimler şâzervânı Kâbe’nin bir parçası saydığı için tavaf sırasında üzerine çıkmamak ve bu kaideyi de dışarıda bırakarak yürümek ihtiyatlı olandır.
Kâbe’nin Etrafındaki Mekânlar
Kâbe’nin hemen çevresindeki bazı yerler de tavaf ve ziyaretle doğrudan ilişkilidir.
Makam-ı İbrahim
Makam-ı İbrahim, Hz. İbrahim’in Kâbe’yi inşa ederken üzerinde durduğu rivayet edilen ve üzerinde ayak izleri bulunan taştır. Bugün Kâbe kapısının karşısında, koruyucu bir muhafaza içinde durur. Kur’an-ı Kerim’de “Makam-ı İbrahim’den kendinize bir namaz yeri edinin” buyrulur (Bakara 2/125). Tavafın ardından kılınan iki rekât tavaf namazının imkân varsa bu makamın arkasında kılınması faziletlidir.
Metâf
Metâf, Kâbe’nin etrafında tavafın yapıldığı alandır. Mescid-i Haram’da yapılan genişletmeler sayesinde tavaf, zemin katın yanı sıra üst katlarda da yapılabilir hâle gelmiştir. Üst katlarda tavaf mesafesi uzasa da yoğunluktan etkilenenler için rahat bir seçenek olabilir. Hangi katların hangi saatlerde tavafa açık olduğu görevlilerce düzenlenir.
Zemzem kuyusu
Zemzem kuyusu, Kâbe’nin doğu tarafında, metâfın altında yer alır. Geçmişte kuyunun bulunduğu yere ayrı bir girişle inilebiliyordu; bugün bu alan ziyaretçilere açık değildir. Zemzem suyu Harem’in pek çok noktasındaki kaplardan içilebilir. Hz. Peygamber’in “Zemzem ne niyetle içilirse ona yarar” buyurduğu rivayet edilir (İbn Mâce).
Kisve (Kâbe örtüsü)
Kisve, Kâbe’yi örten ve üzerine sırma işlemeyle âyetler nakşedilmiş siyah örtüdür. Örtünün üst kısmını çevreleyen işlemeli şerit “hizâm” (kuşak) olarak bilinir. Kâbe’yi örtme geleneği çok eskilere dayanır. Osmanlı döneminde kisvenin özenle hazırlanıp törenlerle Mekke’ye gönderilmesi köklü bir gelenek hâline gelmiş, Kâbe’ye duyulan bu hürmet ve hizmet anlayışı günümüze kadar farklı biçimlerde sürmüştür. Bugün kisve her yıl belirli bir zamanda yenilenir.
Kâbe’nin Bölümleri Tavafla Nasıl İlişkilidir?
Tavaf, Hacerü’l-Esved hizasından başlar ve Kâbe sol tarafta kalacak şekilde yedi şavt olarak yapılır. Her şavtta Kâbe kapısı, Rükn-i Irâkî, Hicr’in dışı, Rükn-i Şâmî ve Rükn-i Yemânî geçilerek yeniden Hacerü’l-Esved hizasına ulaşılır. Tavaf bitince iki rekât tavaf namazı kılınır ve ardından zemzem içilir.
- Hacerü’l-Esved hizasına gelin ve tavafa niyet edin; Harem’deki işaretler başlangıç noktasını bulmanıza yardımcı olur.
- Hacerü’l-Esved’i uzaktan el ile işaret ederek selamlayın (istilam) ve tavafa başlayın.
- Kâbe sol tarafınızda kalacak şekilde yürüyün; Hicr’in içinden geçmeyin.
- Rükn-i Yemânî ile Hacerü’l-Esved arasında “Rabbenâ âtinâ” duasını okuyun.
- Yedi şavtı tamamladıktan sonra tavaf namazını kılın ve zemzem için.
Umrenin tüm adımlarını umre nasıl yapılır yazımızda, tavaf ve sa’y sırasında okunabilecek duaları ise umrede okunacak dualar yazımızda bulabilirsiniz.
Kâbe Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kâbe’nin içine girilebilir mi?
Kâbe’nin kapısı yalnızca özel vesilelerle ve sınırlı sayıda kişi için açılır. Umre veya hac ziyaretçilerinin içeri girmesi genellikle mümkün değildir. Kâbe’nin içinde namaz kılma faziletine ulaşmak isteyenler, imkân bulduklarında Hicr’de namaz kılabilir.
Hacerü’l-Esved’i öpmek zorunlu mu?
Hayır, Hacerü’l-Esved’i öpmek veya ona dokunmak tavafın şartı değildir. Kalabalıkta uzaktan el ile işaret ederek selamlamak yeterlidir. Sünneti yerine getirme niyetiyle de olsa başkalarına eziyet verecek şekilde itişmek doğru bir davranış değildir.
Tavaf namazı mutlaka Makam-ı İbrahim’in arkasında mı kılınmalı?
Hayır, imkân varsa Makam-ı İbrahim’in arkasında kılmak faziletlidir; ancak bu bir şart değildir. Kalabalık olduğunda tavaf namazı Mescid-i Haram’ın uygun herhangi bir yerinde kılınabilir. Önemli olan tavaf edenlerin akışını engellememektir.
Kâbe örtüsü ne zaman değiştirilir?
Kisve her yıl belirli bir tarihte yenilenir. Değişimin zamanı ve usulü Suudi makamlarınca belirlendiği için güncel bilgiyi resmî duyurulardan takip etmek en doğrusudur.
Kâbe’yi Tanıyarak Ziyaret Etmek
Kâbe’nin her köşesi ve çevresindeki her mekân, peygamberlerin hayatından ve İslam tarihinden izler taşır. Bu bölümleri önceden öğrenmek, Harem’e ilk girdiğiniz anda yönünüzü bulmanızı ve ibadetinizi daha huzurlu yapmanızı kolaylaştırır. Mekke’nin diğer mübarek mekânları için Mekke’de ziyaret edilecek yerler yazımıza da göz atabilirsiniz.
Umre yolculuğunuzu rehber eşliğinde planlamak isterseniz RotaNur’un umre turları seçeneklerini inceleyebilir, aklınıza takılan sorular için iletişim sayfamız ya da WhatsApp hattımız üzerinden bize ulaşabilirsiniz. Rabbim hepimize Beytullah’ı ziyaret etmeyi nasip etsin.
Bu yazıda yanıtlanan sorular
Kâbe’nin Bölümleri Tavafla Nasıl İlişkilidir?
Tavaf, Hacerü’l-Esved hizasından başlar ve Kâbe sol tarafta kalacak şekilde yedi şavt olarak yapılır. Her şavtta Kâbe kapısı, Rükn-i Irâkî, Hicr’in dışı, Rükn-i Şâmî ve Rükn-i Yemânî geçilerek yeniden Hacerü’l-Esved hizasına ulaşılır. Tavaf bitince iki rekât tavaf namazı kılınır ve ardından zemzem içilir.
Kâbe’nin içine girilebilir mi?
Kâbe’nin kapısı yalnızca özel vesilelerle ve sınırlı sayıda kişi için açılır. Umre veya hac ziyaretçilerinin içeri girmesi genellikle mümkün değildir. Kâbe’nin içinde namaz kılma faziletine ulaşmak isteyenler, imkân bulduklarında Hicr’de namaz kılabilir.
Hacerü’l-Esved’i öpmek zorunlu mu?
Hayır, Hacerü’l-Esved’i öpmek veya ona dokunmak tavafın şartı değildir. Kalabalıkta uzaktan el ile işaret ederek selamlamak yeterlidir. Sünneti yerine getirme niyetiyle de olsa başkalarına eziyet verecek şekilde itişmek doğru bir davranış değildir.
Tavaf namazı mutlaka Makam-ı İbrahim’in arkasında mı kılınmalı?
Hayır, imkân varsa Makam-ı İbrahim’in arkasında kılmak faziletlidir; ancak bu bir şart değildir. Kalabalık olduğunda tavaf namazı Mescid-i Haram’ın uygun herhangi bir yerinde kılınabilir. Önemli olan tavaf edenlerin akışını engellememektir.
Kâbe örtüsü ne zaman değiştirilir?
Kisve her yıl belirli bir tarihte yenilenir. Değişimin zamanı ve usulü Suudi makamlarınca belirlendiği için güncel bilgiyi resmî duyurulardan takip etmek en doğrusudur.
















