Medine'nin kuzeyinde yükselen Uhud Dağı
Kutsal Mekânlar Güncellendi

Uhud Dağı Nerede? Uhud Savaşı ve Ziyaret Rehberi

Uhud Dağı nerede, önemi nedir? Uhud Savaşı'nın sebeplerini, Okçular Tepesi'nin hikâyesini, savaşın derslerini ve Uhud ziyareti için pratik bilgileri anlattık.

Cihat Murat Yüksel
Blog Editörü · RotaNur
Yayın
Güncelleme
Okuma
10 dk
Yapay zekâ ile özetle
İçindekiler 23 başlık
  1. Uhud Dağı Nerede?
  2. Uhud Dağı’nın önemi nedir?
  3. Uhud Savaşı Neden Yapıldı?
  4. Abdullah b. Übey’in ayrılması
  5. Okçular Tepesi ve Savaşın Seyri
  6. Uhud Dağı hikâyesi nasıl sonuçlandı?
  7. Hz. Hamza ve Mus’ab b. Umeyr
  8. Savaştan sonra: Hamrâülesed
  9. Uhud’da Fedakârlığıyla Öne Çıkan Sahabiler
  10. Uhud Savaşı’nın Özeti
  11. Uhud’dan Alınacak Dersler
  12. Uhud Ziyareti Nasıl Yapılır?
  13. Uhud Şehitliği’nin yanında neler var?
  14. Uhud Dağı’na çıkılır mı?
  15. Uhud’a hangi saatte gitmek uygundur?
  16. Uhud ile Hendek bölgesi aynı gün gezilebilir mi?
  17. Uhud Dağı Hakkında Sık Sorulan Sorular
  18. Uhud Dağı’nın adı nereden gelir?
  19. Uhud Dağı ilahisi neyi anlatır?
  20. Uhud ziyareti ne kadar sürer?
  21. Uhud ziyareti umrenin bir parçası mı?
  22. Uhud’un Gölgesinde Tefekkür
  23. Sıkça Sorulan Sorular

Uhud Dağı, Medine’nin kuzeyinde uzanan ve hicretin üçüncü yılında yaşanan Uhud Savaşı’yla İslam tarihinin en ibretli sayfalarından birine sahne olan kızıl renkli kayalık kütledir. Hz. Peygamber’in sevgiyle andığı bu dağ, Medine ziyaretinin vazgeçilmez duraklarındandır. Bu yazıda Uhud Dağı’nın nerede olduğunu, savaşın sebeplerini ve seyrini, Okçular Tepesi’nin hikâyesini, savaşın bıraktığı dersleri ve bugün bölgeyi ziyaret ederken dikkat etmeniz gerekenleri adım adım anlatıyoruz.

Uhud Dağı Nerede?

Uhud Dağı, Medine’nin kuzey tarafında, Mescid-i Nebevi’den araçla kısa sürede ulaşılabilen bir konumdadır. Dağ, doğu-batı yönünde uzanan geniş bir kütle hâlindedir ve şehrin pek çok noktasından görülebilir. Hz. Peygamber döneminde Medine’nin yerleşim alanı ile dağ arasında açık bir düzlük bulunuyordu; savaş da bu düzlükte ve dağın eteklerinde yaşandı.

Bugün şehir büyüyerek dağın eteklerine kadar ulaşmıştır. Uhud Şehitliği, şehitliğin yanındaki mescit ve karşısındaki Okçular Tepesi aynı bölgede yer aldığı için tek bir ziyarette birlikte görülebilir.

Uhud Dağı’nın önemi nedir?

Uhud Dağı’nın önemi, hem Uhud Savaşı’na sahne olmasından hem de Hz. Peygamber’in bu dağ hakkındaki sözünden kaynaklanır. Hz. Peygamber Uhud’u görünce “Bu, bizi seven ve bizim de sevdiğimiz bir dağdır.” buyurmuştur (Buhârî, Müslim). Dağın eteğinde Hz. Hamza başta olmak üzere Uhud şehitlerinin medfun olması da bölgeye ayrı bir manevi değer katar.

Uhud Savaşı Neden Yapıldı?

Hicretin ikinci yılında yaşanan Bedir Savaşı’nda ağır bir yenilgi alan Mekkeli müşrikler, bu yenilginin intikamını almak ve Müslümanların güçlenmesini engellemek için büyük bir hazırlık yaptı. Hicretin üçüncü yılının Şevval ayında hazırlanan ordu Medine’ye doğru yola çıktı ve Uhud Dağı’nın yakınında konakladı.

Haber Medine’ye ulaşınca Hz. Peygamber ashabıyla istişare etti. Hz. Peygamber ve bazı tecrübeli sahabiler, şehirde kalarak savunma yapılması görüşündeydi. Bedir’e katılamamış olan ve şehadet arzusu taşıyan gençler başta olmak üzere pek çok sahabi ise düşmanı şehrin dışında karşılamayı istedi. Hz. Peygamber çoğunluğun görüşüne uyarak zırhını giydi ve ordu şehrin dışına çıktı. Bu karar, istişarenin İslam toplumundaki yerini gösteren önemli bir örnek olarak anılır.

Abdullah b. Übey’in ayrılması

Ordu Uhud’a doğru ilerlerken münafıkların önde gelen ismi Abdullah b. Übey, şehirde kalma görüşüne uyulmadığını bahane ederek kendisine bağlı olanlarla birlikte geri döndü. Bu ayrılık, Müslümanların sayıca daha da azalmasına yol açtı; ancak ordu yoluna devam ederek Uhud’un eteğinde, dağı arkasına alacak şekilde mevzilendi.

Uhud Dağı karşısındaki Okçular Tepesi ve çevresi
Uhud Dağı karşısındaki Okçular Tepesi ve çevresi · Görsel: Ahmed, CC BY 4.0

Okçular Tepesi ve Savaşın Seyri

Hz. Peygamber, ordunun arkasının kuşatılmasını önlemek için bir grup okçuyu, bugün Okçular Tepesi (Cebel-i Rumât) ya da Ayneyn Tepesi olarak bilinen küçük tepeye yerleştirdi. Başlarına Abdullah b. Cübeyr’i komutan tayin etti ve savaşın sonucu ne olursa olsun, kendisinden haber gelmedikçe yerlerini terk etmemelerini kesin bir dille emretti.

Uhud Dağı hikâyesi nasıl sonuçlandı?

Savaşın başında Müslümanlar üstünlük sağladı ve müşrik ordusu geri çekilmeye başladı. Bunu gören okçuların önemli bir kısmı, savaşın bittiğini düşünerek komutanlarının uyarısına rağmen tepeden indi. O sırada henüz Müslüman olmamış olan Hâlid b. Velîd komutasındaki süvariler, boşalan tepenin arkasından dolaşarak Müslümanlara saldırdı. Beklenmedik bu saldırı savaşın seyrini değiştirdi ve Müslümanlar ağır kayıplar verdi.

Savaşın en zor anlarında Hz. Peygamber yaralandı; mübarek yüzünün yaralandığı ve dişinin kırıldığı bilinir (Buhârî, Müslim). Hz. Peygamber’in şehit edildiğine dair yayılan asılsız haber de Müslümanlar arasında büyük bir sarsıntıya yol açtı. Hz. Peygamber’in etrafında kenetlenen sahabiler onu korumak için canlarını ortaya koydu ve Müslümanlar dağın yamaçlarına çekilerek toparlandı.

Hz. Hamza ve Mus’ab b. Umeyr

Uhud’da şehit düşenler arasında Hz. Peygamber’in amcası Hz. Hamza da vardı. Mekkeli bir kölenin attığı mızrakla şehit edilen Hz. Hamza, “Seyyidü’ş-şühedâ” yani şehitlerin efendisi olarak anılır. İslam’ın Medine’deki ilk öğretmeni olarak bilinen ve savaşta sancağı taşıyan Mus’ab b. Umeyr de Uhud’da şehit oldu. Uhud şehitlerinin kimler olduğunu ve şehitliğin ziyaret adabını Uhud şehitleri ziyareti yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Savaştan sonra: Hamrâülesed

Uhud’un ertesi günü Hz. Peygamber, yaralı olmalarına rağmen Uhud’a katılan sahabilerle birlikte müşrik ordusunun peşine düştü ve Medine’nin dışındaki Hamrâülesed denilen yere kadar ilerledi. Bu çıkış, Müslümanların moralinin bozulmadığını göstermek ve müşriklerin Medine’ye yeniden saldırma düşüncesinin önüne geçmek amacı taşıyordu. Kur’an-ı Kerim, yara aldıktan sonra da Allah’ın ve Resûlünün çağrısına uyanları över (Âl-i İmrân 3/172). Bu olay, Uhud’un bir yenilgiyle değil, toparlanma ve sebatla kapandığını gösterir.

Uhud’da Fedakârlığıyla Öne Çıkan Sahabiler

Savaşın en zor anlarında Hz. Peygamber’in etrafında kenetlenen sahabilerin fedakârlığı, siyer kitaplarında ayrıntılı olarak anlatılır. Bu isimleri tanımak, Okçular Tepesi’nden savaş alanına bakarken yaşananları daha iyi canlandırmaya yardımcı olur.

Talha b. Ubeydullah, Hz. Peygamber’e yönelen darbelere elini siper etmiş ve eli bu yüzden sakat kalmıştır (Buhârî). Sa’d b. Ebî Vakkâs, Hz. Peygamber’in yanında ok atarak onu korumuş; Hz. Peygamber de ona “At, anam babam sana feda olsun” diyerek dua etmiştir (Buhârî, Müslim). Enes b. Nadr ise savaşın dağıldığı bir anda ileri atılmış, Uhud’un ötesinden cennetin kokusunu aldığını söyleyerek çarpışmış ve şehit olmuştur (Buhârî). Hanımlar arasında Ümmü Umâre olarak bilinen Nesîbe bint Kâ’b’ın da Hz. Peygamber’i korumak için mücadele ettiği ve yaralandığı siyer kaynaklarında anlatılır.

Bu örnekler, Uhud’un yalnızca bir kayıp hikâyesi olmadığını; iman, sadakat ve cesaretin en zor anda nasıl ortaya çıktığını da gösterir. Ziyaret sırasında rehberinizden bu olayların yaşandığı yerleri dinlemek, Uhud’u kitaplardaki bir anlatıdan çok daha canlı bir hatıraya dönüştürür.

Uhud Savaşı’nın Özeti

Aşağıdaki tablo, Uhud Savaşı hakkında genel kabul gören bilgileri kısa bir özet olarak sunar.

Başlık Bilgi
Zaman Hicretin üçüncü yılı, Şevval ayı
Yer Medine’nin kuzeyi, Uhud Dağı’nın eteği
Taraflar Müslümanlar ile Mekkeli müşrikler
Sebep Müşriklerin Bedir yenilgisinin intikamını alma isteği
Kritik an Okçuların bir kısmının tepeyi terk etmesi ve arkadan gelen süvari saldırısı
Öne çıkan şehitler Hz. Hamza, Mus’ab b. Umeyr, Abdullah b. Cübeyr
İlgili âyetler Âl-i İmrân suresinin savaşı değerlendiren bölümü

Uhud’dan Alınacak Dersler

Kur’an-ı Kerim, Âl-i İmrân suresinde Uhud’da yaşananları değerlendirir. Bir âyette, Allah’ın vaadini yerine getirdiği, ancak Müslümanların emir konusunda çekişip itaatsizlik ettikleri anda durumun değiştiği hatırlatılır (Âl-i İmrân 3/152). Bir başka âyette ise “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanma. Bilakis onlar Rableri katında diridirler, rızıklandırılmaktadırlar.” buyrulur (Âl-i İmrân 3/169).

Âyetler, yaşanan acıların ardından müminleri ümitsizliğe değil, sabra ve kendilerini yeniden değerlendirmeye çağırır. Uhud’da yaşananlar, başarının yalnızca sayı ve imkânla değil; itaat, birlik ve samimiyetle geldiğini gösteren kalıcı bir ders olarak siyer kitaplarında geniş yer tutar.

Uhud’u ziyaret edenlerin üzerinde durduğu başlıca ibretler şunlardır:

  • İtaat: Okçulara verilen emrin terk edilmesi, disiplinin ve liderliğe bağlılığın önemini gösterir.
  • İstişare: Hz. Peygamber kendi görüşü farklı olsa da istişare sonucuna uymuş ve kararın arkasında durmuştur.
  • Sabır ve sebat: Zor anda Hz. Peygamber’in etrafında kenetlenen sahabiler, sadakatin en güzel örneğini vermiştir.
  • Dünya malına karşı tutum: Ganimete yönelmek, kazanılmış bir üstünlüğü kısa sürede kaybettirmiştir.
  • Zafer ve yenilginin imtihan oluşu: Âyetler, başarının da sıkıntının da müminler için bir imtihan olduğunu hatırlatır.

Uhud Ziyareti Nasıl Yapılır?

Uhud, Medine’deki rehberli şehir turlarının neredeyse her zaman yer aldığı bir duraktır. Ziyaret genellikle şehitlikte selam ve dua, ardından Okçular Tepesi’nden bölgeyi seyretme şeklinde planlanır.

  1. Şehitliğin önüne geldiğinizde selam verin ve Uhud şehitleri için dua edin.
  2. Kur’an’dan bildiğiniz sureleri okuyarak sevabını şehitlere bağışlayabilirsiniz.
  3. Şehitliğin yanındaki mescitte vakit girmişse namazınızı kılın.
  4. Okçular Tepesi’ne çıkarak savaşın geçtiği düzlüğü ve Uhud Dağı’nı seyredin; rehberinizden olayların hangi noktalarda geçtiğini dinleyin.
  5. Şehitlik parmaklıklarına bez bağlamak, kâğıt atmak ya da toprak almak gibi davranışlardan kaçının.

Önemli: Uhud Şehitliği’ne ve şehitliğin yakınındaki alanlara giriş düzenlemeleri, özellikle kadın ziyaretçiler için zaman zaman değişebilir. Kabir ziyaretlerinde selam vermek, dua etmek ve Kur’an okumak yeterlidir; kabirlerden medet ummak ya da kabirlere yönelerek namaz kılmak dinde yeri olmayan davranışlardır. Ziyaret saatleri ve güncel kurallar için rehberinizden bilgi alın.

Uhud Şehitliği’nin yanında neler var?

Şehitliğin hemen yakınında, Hz. Hamza’ya nispetle Seyyidü’ş-Şühedâ Mescidi olarak anılan büyük bir mescit bulunur. Ziyaretçiler namaz vakitlerinde bu mescitte namaz kılabilir. Bölgede otopark alanları, abdest yerleri ve hurma, hediyelik eşya gibi ürünlerin satıldığı tezgâhlar da yer alır. Alışverişe ayrılan zamanın, şehitlik ziyaretinin ve tefekkürün önüne geçmemesine dikkat etmek gerekir.

Uhud Dağı’na çıkılır mı?

Ziyaretçilerin büyük çoğunluğu dağın kendisine değil, karşısındaki alçak Okçular Tepesi’ne çıkar. Bu tepe kısa bir yürüyüşle çıkılabilecek yükseklikte olsa da zemin yer yer gevşek ve kayalıktır; rahat ayakkabı giymek ve yaşlı ziyaretçilere eşlik etmek gerekir. Uhud Dağı’nın kayalık yamaçlarına tırmanmak ise güvenlik açısından önerilmez.

Uhud’a hangi saatte gitmek uygundur?

Bölge açık alanda olduğundan sabah namazından sonraki serin saatler en uygun zamandır. Öğle sıcağında Okçular Tepesi’ne çıkmak yorucu olabilir. Uhud ziyaretini aynı gün Kuba ve Kıbleteyn gibi mescitlerle birleştiren programlarda sıralamayı rehberiniz belirler.

Uhud ile Hendek bölgesi aynı gün gezilebilir mi?

Evet, Medine’deki rehberli şehir turlarında Uhud, Hendek bölgesindeki Yedi Mescitler ve Kıbleteyn Mescidi çoğu zaman aynı programda ziyaret edilir. Uhud’dan sonra hicretin beşinci yılında yaşanan Hendek Savaşı’nın izlerini görmek, iki olay arasındaki süreci ve Müslümanların bu süreçte nasıl güçlendiğini anlamayı kolaylaştırır.

Uhud Dağı eteğindeki Seyyidü'ş-Şühedâ Mescidi
Uhud Dağı eteğindeki Seyyidü'ş-Şühedâ Mescidi · Görsel: Ashashyou, CC BY-SA 4.0

Uhud Dağı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Uhud Dağı’nın adı nereden gelir?

“Uhud” kelimesinin, çevresindeki dağlardan ayrı ve tek başına duran bir kütle olmasıyla ilişkilendirildiği aktarılır. Arapçada “bir, tek” anlamına gelen kökle bağlantı kurulması bu yüzdendir; dağ, Medine düzlüğünde yalnız başına yükselen görünümüyle bu adı hak eder.

Uhud Dağı ilahisi neyi anlatır?

Uhud’u konu alan ilahiler, Türk halkının Hz. Peygamber’e ve Hz. Hamza başta olmak üzere Uhud şehitlerine duyduğu sevginin edebî bir ifadesidir. Bu eserler savaşın hüznünü ve şehitlere duyulan hürmeti dile getirir; bölgeyi ziyaret edenlerin çoğu bu ilahilerin anlattığı mekânı yerinde görmenin duygusunu yaşar.

Uhud ziyareti ne kadar sürer?

Uhud ziyaretinin süresi, programın yoğunluğuna, bölgedeki kalabalığa ve grubun hızına göre değişir. Rehberli şehir turlarında Uhud genellikle birkaç duraktan biri olarak planlanır; şehitlikte selam ve dua, Okçular Tepesi’nde kısa bir anlatım ve varsa namaz vakti için mescitte bir mola bu sürenin büyük kısmını oluşturur. Daha uzun kalmak ve olayları yerinde tefekkür etmek isteyenler bunu önceden rehberlerine iletmelidir.

Uhud ziyareti umrenin bir parçası mı?

Hayır, Uhud ziyareti umrenin veya haccın bir parçası değildir; Medine’de yapılan ve tarih bilincini güçlendiren bir ziyarettir. Umre ibadetinin adımları için umre nasıl yapılır yazımıza göz atabilirsiniz.

Uhud’un Gölgesinde Tefekkür

Uhud Dağı, bir yenilginin bile doğru okunduğunda bir ümmete ne kadar çok şey öğretebileceğini gösterir. Okçular Tepesi’nde durup savaşın geçtiği düzlüğe bakmak, itaatin, sabrın ve sadakatin değerini kitaplardan okumaktan çok daha derin bir şekilde hissettirir. Medine’deki diğer mübarek mekânlar için Kuba Mescidi rehberimize ve Medine’de gezilecek yerler yazımıza da göz atabilirsiniz.

RotaNur olarak umre turları programlarımızda Uhud ziyaretini, savaşın hikâyesini yerinde anlatan rehberlerimiz eşliğinde gerçekleştiriyoruz. Medine programıyla ilgili sorularınızı iletişim sayfamızdan ya da WhatsApp hattımızdan bize yazabilirsiniz. Rabbim Uhud şehitlerinden razı olsun, ziyaretlerinizi kabul etsin.

Sıkça Sorulan Sorular

Uhud Savaşı miladi hangi yılda yapıldı?

Uhud Savaşı, hicretin üçüncü yılının Şevval ayında, miladi takvime göre 625 yılında yapıldı. Savaş, bir yıl önce yaşanan Bedir Savaşı’nın ardından Mekkeli müşriklerin intikam amacıyla Medine üzerine yürümesiyle başladı. Siyer kaynaklarında, bu savaşta Hz. Hamza ve Mus’ab b. Umeyr başta olmak üzere yetmiş civarında sahabinin şehit düştüğü bildirilir. Bu ağır kayba rağmen Müslümanlar kısa sürede toparlanmayı başarmıştır.

Hz. Hamza’nın kabri nerede?

Hz. Hamza’nın kabri, Medine’nin kuzeyinde, Uhud Dağı’nın eteğindeki Uhud Şehitliği’ndedir. Şehitlik, Okçular Tepesi’nin hemen karşısında yer alır ve Uhud’da şehit düşen diğer sahabiler de burada medfundur. Şehitliğin yanındaki büyük mescit, Hz. Hamza’ya nispetle Seyyidü’ş-Şühedâ Mescidi olarak anılır. Ziyaret adabını ve selamlama duasını Uhud şehitleri ziyareti yazımızda anlattık.

Kadınlar Uhud Şehitliği’ni ziyaret edebilir mi?

Diyanet İşleri Başkanlığı, edebe uyulması şartıyla kadınların kabir ziyaretini caiz görür. Uhud Şehitliği’nde ziyaretçiler şehitliği genellikle çevresindeki parmaklıkların önünden selamlar; kadın ziyaretçilere yönelik düzenlemeler ise dönemden döneme değişebilir. Ziyaret öncesinde güncel uygulamayı ve izin verilen noktaları rehberinizden öğrenin. Medine’de kadınların kabir ziyaretiyle ilgili benzer bir konuyu Cennetü’l-Bakî yazımızda ele aldık.

Mescid-i Nebevî’den Uhud’a nasıl gidilir?

Uhud, Mescid-i Nebevî’nin kuzeyinde kalır ve buraya genellikle araçla gidilir. Umre programlarındaki rehberli Medine şehir turları, Uhud’u otobüsle ziyaret edilen duraklar arasına alır; bireysel gitmek isteyenler ise taksi veya uygulama tabanlı araç hizmetlerini tercih edebilir. Mesafe ve sıcak hava nedeniyle yürüyerek gitmek önerilmez. Dönüş için aracınızın bekleme noktasını ve saatini önceden netleştirmeniz faydalıdır.

Hâlid b. Velîd Uhud’dan sonra Müslüman oldu mu?

Evet. Uhud’da müşrik süvarilerine komuta eden Hâlid b. Velîd, siyer kaynaklarına göre hicretin sekizinci yılında, Mekke’nin fethinden önce Medine’ye gelerek Müslüman oldu. Sonraki yıllarda İslam ordularının önde gelen komutanlarından biri hâline geldi ve “Seyfullah” yani Allah’ın kılıcı lakabıyla tanındı. Onun hayatı, Uhud’daki düşmanlığın bile zamanla hidayete dönüşebileceğini gösteren anlamlı bir örnektir.

Etiketler:

Yayınlanma: 15.09.2026 · Güncellenme: 16.09.2026
Cihat Murat Yüksel
Yazar Blog Editörü · RotaNur

Cihat Murat Yüksel, RotaNur blogunun editörü ve Markention'ın kurucusudur. Umre, hac ve helal seyahat hazırlığında yolcuların en çok sorduğu soruları Diyanet İşleri Başkanlığı kaynaklarını esas alarak sade ve uygulanabilir rehberlere dönüştürür.

Bu yazıda yanıtlanan sorular

Uhud Dağı Nerede?

Uhud Dağı, Medine’nin kuzey tarafında, Mescid-i Nebevi’den araçla kısa sürede ulaşılabilen bir konumdadır. Dağ, doğu-batı yönünde uzanan geniş bir kütle hâlindedir ve şehrin pek çok noktasından görülebilir. Hz. Peygamber döneminde Medine’nin yerleşim alanı ile dağ arasında açık bir düzlük bulunuyordu; savaş da bu düzlükte ve dağın eteklerinde yaşandı.

Uhud Dağı’nın önemi nedir?

Uhud Dağı’nın önemi, hem Uhud Savaşı’na sahne olmasından hem de Hz. Peygamber’in bu dağ hakkındaki sözünden kaynaklanır. Hz. Peygamber Uhud’u görünce “Bu, bizi seven ve bizim de sevdiğimiz bir dağdır.” buyurmuştur (Buhârî, Müslim). Dağın eteğinde Hz. Hamza başta olmak üzere Uhud şehitlerinin medfun olması da bölgeye ayrı bir manevi değer katar.

Uhud Savaşı Neden Yapıldı?

Hicretin ikinci yılında yaşanan Bedir Savaşı’nda ağır bir yenilgi alan Mekkeli müşrikler, bu yenilginin intikamını almak ve Müslümanların güçlenmesini engellemek için büyük bir hazırlık yaptı. Hicretin üçüncü yılının Şevval ayında hazırlanan ordu Medine’ye doğru yola çıktı ve Uhud Dağı’nın yakınında konakladı.

Uhud Dağı hikâyesi nasıl sonuçlandı?

Savaşın başında Müslümanlar üstünlük sağladı ve müşrik ordusu geri çekilmeye başladı. Bunu gören okçuların önemli bir kısmı, savaşın bittiğini düşünerek komutanlarının uyarısına rağmen tepeden indi. O sırada henüz Müslüman olmamış olan Hâlid b. Velîd komutasındaki süvariler, boşalan tepenin arkasından dolaşarak Müslümanlara saldırdı. Beklenmedik bu saldırı savaşın seyrini değiştirdi ve Müslümanlar ağır kayıplar verdi.

Uhud Ziyareti Nasıl Yapılır?

Uhud, Medine’deki rehberli şehir turlarının neredeyse her zaman yer aldığı bir duraktır. Ziyaret genellikle şehitlikte selam ve dua, ardından Okçular Tepesi’nden bölgeyi seyretme şeklinde planlanır.

Uhud Şehitliği’nin yanında neler var?

Şehitliğin hemen yakınında, Hz. Hamza’ya nispetle Seyyidü’ş-Şühedâ Mescidi olarak anılan büyük bir mescit bulunur. Ziyaretçiler namaz vakitlerinde bu mescitte namaz kılabilir. Bölgede otopark alanları, abdest yerleri ve hurma, hediyelik eşya gibi ürünlerin satıldığı tezgâhlar da yer alır. Alışverişe ayrılan zamanın, şehitlik ziyaretinin ve tefekkürün önüne geçmemesine dikkat etmek gerekir.

Bu rehberle ilgili programlar

Yazıda anlatılanları deneyimlemek isteyenler için seçtiğimiz umre turları. Fiyata dahil hizmetler kartlarda yer alır.

Tüm Umre Turları

Okumaya devam edin

Aynı konudaki diğer rehberlerle hazırlığınızı tamamlayın.

Tüm yazılar