İçindekiler 20 başlık
- Uhud Şehitleri Nerede?
- Uhud şehitleri nerede yatıyor?
- Uhud Şehitleri Kaç Kişi?
- Uhud şehitleri kimlerdir?
- Uhud şehitlerinin isimleri nelerdir?
- Şehitlerin Defni ve Kur’an’daki Müjde
- Şehitliğin Tarihi: Türbelerden Bugünkü Sade Alana
- Uhud Şehitlerini Selamlama Duası
- Uhud şehitleri duası nedir?
- Uhud Şehitliği Ziyaret Adabı
- Kadınlar Uhud şehitliğini ziyaret edebilir mi?
- Ziyarette Sık Yapılan Hatalar
- Uhud şehitlerinin isimlerini okumanın fazileti var mı?
- Uhud’da Görülecek Noktalar
- Uhud ziyareti ne kadar sürer?
- Hz. Peygamber’in Uhud Şehitlerine Vefası
- Uhud’un Bıraktığı Dersler
- Medine Programınızda Uhud
- Sıkça Sorulan Sorular
- Kaynakça
Uhud şehitleri, hicretin üçüncü yılında Uhud Savaşı’nda şehit düşen ve Hz. Peygamber’in emriyle şehit düştükleri yerde, bugün Uhud Şehitliği olarak bilinen alana defnedilen yetmiş sahabidir. Bu rehberde şehitliğin nerede olduğunu, şehitlerin sayısını ve öne çıkan isimlerini, defin sırasında uygulanan hükümleri, şehitliği selamlarken okunabilecek duanın okunuşunu ve anlamını, ziyaret adabını ve sık yapılan hataları kaynaklarıyla birlikte ele alıyoruz.
Kısaca
Uhud Şehitliği, Medine’nin kuzeyinde Uhud Dağı’nın eteğinde, Mescid-i Nebevî’ye yaklaşık 5 kilometre mesafededir. Burada Hz. Hamza başta olmak üzere Uhud’da şehit düşen sahabiler medfundur. Şehitlik bugün duvar ve tel örgülerle çevrili sade bir alandır; ziyaretçiler içeri girmez, dışarıdan selam verip dua eder.
- Yer: Uhud Dağı’nın güney eteği, Medine’nin kuzeyi.
- Sayı: Sahih rivayetlerde yetmiş şehit bildirilir.
- Öne çıkan isimler: Hz. Hamza, Mus’ab b. Umeyr, Abdullah b. Cübeyr.
- Defin: Şehitler yıkanmadan, elbiseleriyle ve ikişer üçer defnedilmiştir.
- Ziyaret: Selam vermek, dua etmek ve Kur’an okumak yeterlidir.
Uhud Şehitleri Nerede?
Uhud şehitleri, Medine’nin kuzeyinde Uhud Dağı’nın güney eteğindeki Uhud Şehitliği’nde medfundur. Şehitlik, Mescid-i Nebevî’ye yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki savaş alanının hemen yanındadır. Alan duvarlarla ve tel örgülerle çevrilidir; hemen yanında Seyyidü’ş-Şühedâ adıyla anılan büyük bir mescit, karşısında ise savaşta okçuların yerleştirildiği Rumât (Okçular) Tepesi bulunur. Mescid-i Nebevî çevresindeki otellerden Uhud’a genellikle grup otobüsü veya taksiyle kısa sürede ulaşılır; bölgede geniş bir otopark ve ziyaretçilere hizmet veren küçük dükkânlar vardır.
Bilgi Kartı: Uhud Şehitliği
- Konum
- Medine’nin kuzeyi, Uhud Dağı’nın güney eteği
- Mescid-i Nebevî’ye uzaklık
- Yaklaşık 5 km
- Medfun olanlar
- Hz. Hamza başta olmak üzere Uhud şehitleri
- Şehit sayısı
- Yetmiş sahabi
- Bugünkü durum
- Türbe ve mezar yapısı yok; duvar ve tel örgüyle çevrili açık alan
- Yanındaki yapı
- Seyyidü’ş-Şühedâ Mescidi
- Karşısındaki tepe
- Rumât (Okçular) Tepesi
Uhud şehitleri nerede yatıyor?
Uhud şehitleri, savaşın yapıldığı alanın hemen yanında, bugün Uhud Şehitliği olarak bilinen yerde yatmaktadır. Hz. Peygamber, şehitlerin naaşını Medine’ye götürenlere onları öldürüldükleri yerde defnetmelerini emretmiş, cenazeler savaş meydanına geri getirilerek buraya defnedilmiştir. Şehitliğin içine girilmez; ziyaretçiler alanı çevreleyen duvar ve parmaklıkların önünden selam verir ve dua eder.

Uhud Şehitleri Kaç Kişi?
Sahih rivayetlerde Uhud’da Müslümanlardan yetmiş kişinin şehit olduğu bildirilmektedir (Buhârî). Siyer kaynaklarında bu sayıyla ilgili küçük farklılıklar görülse de genel kabul yetmiş civarında sahabinin şehit düştüğü yönündedir. Şehitlerin büyük çoğunluğu Medineli Ensar’dan, bir kısmı ise Mekke’den hicret eden Muhacirlerdendir. Aynı savaşta Kureyş ordusunun yirmiden fazla kayıp verdiği kaydedilir. Nüfusu sınırlı olan Medine toplumunda bu kayıp hemen her aileyi derinden etkilemiş, şehrin hafızasında silinmez bir iz bırakmıştır.
Uhud şehitleri kimlerdir?
Uhud şehitlerinin her biri fedakârlığın ve sadakatin sembolü olmuştur; kaynaklarda en çok anılan isimler ve onları öne çıkaran özellikler şunlardır:
Uhud şehitlerinin isimleri nelerdir?
Uhud şehitlerinin tam listesi siyer ve tabakat kitaplarında kayıtlıdır; yukarıdaki isimler bu listenin en çok bilinen kısmıdır. Kaynaklarda Amr b. Cemûh ve Sa’d b. Rebî’ gibi Ensar’ın önde gelenleri de Uhud şehitleri arasında sayılır. Mus’ab b. Umeyr defnedilirken kefen olarak yalnızca kısa bir hırkası bulunduğu, başı örtülünce ayaklarının açıkta kaldığı, sonunda başının örtülüp ayaklarının üzerine kokulu ot konulduğu nakledilir (Buhârî, Cenâiz 27; Müslim, Cenâiz 44). Hz. Peygamber onu göstererek bir zamanlar en güzel elbiseleri giydiğini, ancak Allah ve Resûlünün sevgisini her şeye tercih ettiğini söylemiş ve şu ayeti okumuştur: “Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar.” (Ahzâb 33/23).

Şehitlerin Defni ve Kur’an’daki Müjde
Câbir’in rivayetine göre Hz. Peygamber, Uhud şehitlerinin yıkanmadan, kanlarıyla birlikte defnedilmesini emretmiş, onları ikişer ikişer kabre koydurmuş ve Kur’an’ı daha çok bilenin önce yerleştirilmesini istemiştir (Buhârî). Şehitlerin sayısının çokluğu ve Müslümanların yaşadığı zorluk, bu uygulamanın arka planını oluşturur.
Fıkıh kitaplarında savaş şehidiyle ilgili hükümler büyük ölçüde Hz. Peygamber’in Uhud’daki bu uygulamasına dayandırılır: Bu gruba giren şehit yıkanmaz, kanlı elbisesi kefeni sayılır ve üzerindeki kan giderilmez; kefen olmaya elverişsiz eşyası çıkarılır, elbisesi yetmezse kefen sünnet ölçüsünde tamamlanır. Bu hükümler, şehitliğin İslam hukukunda ne kadar özel bir konumda olduğunu gösterir.
Kur’an-ı Kerim, Allah yolunda canını verenler hakkında şöyle buyurur: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar” (Âl-i İmrân 3/169). Bu ayet, Uhud şehitlerinin ziyaretinde hissedilen hüznü teselliye dönüştürür.
Şehitliğin Tarihi: Türbelerden Bugünkü Sade Alana
Uhud Şehitliği bugün sade bir açık alandır; ancak tarih boyunca farklı düzenlemelerden geçmiştir. Şehitlerin defnedildiği ve Meşhed-i Uhud denilen alanın bir kısmı sel yatağına yakın olduğu ve Medine’nin su ihtiyacını karşılayan kanal buradan geçtiği için bazı kabirler kırk altı yıl sonra Cennetü’l-Bakî’ye nakledilmiş, Hz. Hamza ile şehitlerin çoğu ise yerinde kalmıştır. Medine’nin tarihî mezarlığı hakkında ayrıntılı bilgiyi Cennetü’l-Bakî yazımızda bulabilirsiniz.
Sonraki asırlarda Hz. Hamza’nın kabri türbe hâline getirilmiş, türbenin yanına bugün Mescid-i Hamza adıyla bilinen mescit inşa edilmiştir. Kanûnî Sultan Süleyman 1543’te türbeyi yeniden yaptırmış, Sultan Abdülmecid 1849’da Hz. Peygamber’in yaralandığı alana Kubbetüssenâyâ adlı bir kubbe inşa ettirmiştir. Günümüzde bölgede hiçbir türbe ve mezar yapısı bulunmamakta, şehitlik etrafı duvar ve tel örgülerle çevrili boş bir alan olarak ziyaret edilmektedir.
Uhud Şehitlerini Selamlama Duası
Uhud Şehitliği’ne özel olarak okunması gereken belirli bir dua yoktur. Burada, Hz. Peygamber’in kabir ziyaretinde okunmasını öğrettiği genel selam duası okunur. Hz. Peygamber, önce kabir ziyaretini yasakladığını, sonra ise ziyarete izin verdiğini bildirmiş (Müslim) ve kabirlerin ölümü hatırlattığını haber vermiştir (Müslim).
Uhud şehitleri duası nedir?
Uhud şehitlerini ziyaret edenler, Büreyde’nin rivayet ettiği ve Hz. Peygamber’in kabristana gidenlere öğrettiği selam duasını okuyabilir (Müslim). Bu dua bütün mümin kabirleri için geçerlidir ve Uhud ziyaretinde de aynı şekilde okunur. Duanın ardından Kur’an okumak ve şehitler için Allah’tan rahmet dilemek güzeldir.
Okunuşu: Esselâmü aleyküm ehle’d-diyâri mine’l-mü’minîne ve’l-müslimîn, ve innâ inşâallâhu bi-küm le-lâhikûn, nes’elullâhe lenâ ve lekümü’l-âfiyeh.
Anlamı: Selam size ey bu yurtların mümin ve Müslüman sakinleri! Biz de inşallah size katılacağız. Allah’tan bizim için de sizin için de afiyet dileriz.
Hz. Hamza’ya ayrıca selam vermek isteyenler, kısa bir ifadeyle şöyle diyebilir:
Okunuşu: Esselâmü aleyke yâ Hamzah. Esselâmü aleyküm yâ şühedâe Uhud.
Anlamı: Selam sana ey Hamza. Selam size ey Uhud şehitleri.
Bu kısa selam cümleleri, kabir ziyaretinde bilinen selam ifadesinin isim eklenerek söylenmiş hâlidir; okunması zorunlu bir metin değildir. Kişi selamdan sonra Fâtiha ve İhlâs gibi bildiği sureleri okuyabilir, şehitler ve bütün müminler için kendi diliyle dua edebilir. Hanefî mezhebine göre ölüler için Kur’an okuyup sevabını bağışlamak caiz görülür. Mescid-i Nebevî’deki selam ve dua adabı için Ravza ziyareti duası yazımıza bakabilirsiniz.
Selamın ardından yapılabilecekler kısa ve sadedir:
- Fâtiha ve İhlâs gibi bildiğiniz sureleri okuyup sevabını şehitlerin ruhuna bağışlamak.
- Hz. Peygamber’e salavat getirmek.
- Şehitler, kendi yakınlarınız ve bütün müminler için kendi dilinizle dua etmek.
- Bir an durup ölümü ve ahireti tefekkür etmek.


Uhud Şehitliği Ziyaret Adabı
Uhud Şehitliği bir kabristan olduğu için ziyarette kabir ziyaretinin genel adabına uyulur. Aşağıdaki sıra, ziyaretin sünnete uygun ve huzurlu geçmesini sağlar:
- Edeple yaklaşın Kabristana girerken kendi âkıbetinizi düşünerek tevazu içinde olun, sesinizi yükseltmeyin.
- Selam verin Şehitliğe yaklaşınca yukarıdaki selam duasını okuyun.
- Dua edin Kıbleye dönerek şehitler ve bütün müminler için dua edin; isteklerinizi yalnızca Allah’tan isteyin.
- Kur’an okuyun Bildiğiniz sureleri okuyup sevabını şehitlerin ruhuna bağışlayın.
- Namazı mescitte kılın Vakit girmişse namazınızı şehitliğin yanındaki mescitte kılın; kabirlere yönelerek namaz kılmayın.
- Görevlilere uyun Ziyaret düzeni ve fotoğraf çekimi gibi konularda yerel kurallara riayet edin.
Ziyarete çıkmadan önce abdest almak, sade ve tesettüre uygun kıyafetler giymek ve ziyaretin amacını hatırlamak bu kısa durağı çok daha bilinçli kılar. Kabir ziyaretinin asıl amacı, ölenler için dua etmek ve ahireti hatırlamaktır.
Kadınlar Uhud şehitliğini ziyaret edebilir mi?
Evet. Diyanet İşleri Başkanlığı, bütün Müslümanların kabir ziyaretinde bulunabileceğini, Hz. Peygamber’in bir süre yasakladığı kabir ziyaretine sonradan izin verdiğini ve bu iznin kadınları da kapsadığını belirtir. Uhud Şehitliği’nde ziyaretçiler alanı dışarıdan, duvarların önünden selamladığından kadın ziyaretçiler de burada selam verip dua edebilir. Kabristanlara giriş düzenlemeleri zaman zaman değişebildiğinden güncel uygulamayı rehberinizden öğrenin.
Ziyarette Sık Yapılan Hatalar
Uhud Şehitliği’nde en sık karşılaşılan yanlışlar, çoğu zaman iyi niyetle yapılan ama dinde dayanağı olmayan davranışlardır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kabir ziyareti adabıyla ilgili açıklamaları bu konuda açıktır.
| Sık görülen davranış | Doğrusu |
|---|---|
| Parmaklıkları ve duvarları öpmek, onlara sarılmak | Uzaktan selam verip dua etmek yeterlidir |
| Bez veya ip bağlamak, para atmak, mum yakmak | Bu davranışların dinde dayanağı yoktur |
| Şehitlerden medet ummak, onlardan istekte bulunmak | İstekler yalnız Allah’tan istenir |
| Hatıra niyetiyle toprak veya taş almak | Kutsallık mekânın taşına toprağına ait değildir |
| Yüksek sesle konuşmak, fotoğraf telaşına kapılmak | Sükûnetle durup tefekkür etmek esastır |
Uhud şehitlerinin isimlerini okumanın fazileti var mı?
Uhud şehitlerinin isimlerini okumanın özel bir faziletini bildiren ve Hz. Peygamber’den sahih olarak nakledilmiş bir hadis bilinmemektedir. Bu şehitleri tanımak, hayatlarından ibret almak ve onlar için dua etmek elbette güzeldir; ancak isimlerin okunmasına belirli sonuçlar bağlayan inanışlara temkinle yaklaşmak gerekir. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın güncel açıklamalarına başvurabilirsiniz.
Dikkat: Kabirlerin üzerine basmamak ve oturmamak kabir ziyaretinin adabındandır; Hz. Peygamber kabirlere doğru namaz kılınmasını ve kabirlerin üzerine oturulmasını yasaklamıştır (Müslim). Şehitlik çevresindeki tezgâhlarda alışveriş yaparken grubunuzdan kopmayın ve ziyaret için ayrılan süreyi alışverişe kaptırmayın.
Uhud’da Görülecek Noktalar
Uhud ziyareti genellikle Medine şehir turunun bir parçası olarak yapılır ve birbirine yakın birkaç noktayı kapsar:
| Nokta | Önemi | Ziyarette yapılabilecekler |
|---|---|---|
| Uhud Şehitliği | Hz. Hamza ve Uhud şehitlerinin medfun olduğu yer | Selam, dua ve Kur’an okumak |
| Rumât (Okçular) Tepesi | Okçuların yerleştirildiği tepe | Savaş alanını seyretmek, itaatin önemini tefekkür etmek |
| Seyyidü’ş-Şühedâ Mescidi | Şehitliğin yanındaki büyük mescit | Vakit namazını kılmak |
| Uhud Dağı | Hz. Peygamber’in sevgiyle andığı dağ | Dağı ve çevresini uzaktan seyretmek |
Dağın coğrafyası, ölçüleri ve Uhud Savaşı’nın ayrıntılı seyri için Uhud Dağı yazımıza, Medine’deki diğer ziyaret noktaları için Medine’de gezilecek yerler yazımıza göz atabilirsiniz.
Uhud ziyareti ne kadar sürer?
Uhud ziyareti çoğu programda Kuba Mescidi ve Kıbleteyn Mescidi gibi noktalarla birlikte, sabah saatlerinde yapılan bir şehir turu içinde yer alır ve şehitlikte genellikle kısa bir süre kalınır. Süre; kalabalığa, mevsime ve grubun programına göre değişir. Sıcak aylarda güneşin yükselmesinden önce gitmek, yanınızda su ve şapka bulundurmak ziyareti rahatlatır. İlk mescidin tarihi için Kuba Mescidi yazımıza bakabilirsiniz.

Hz. Peygamber’in Uhud Şehitlerine Vefası
Hz. Peygamber, Uhud şehitlerini ömrü boyunca unutmamış, onları her yıl ziyaret ederek Allah’tan mağfiret dilemiş, vefatına yakın bir zamanda da şehitlere bir ziyarette bulunmuştur; kendisinden sonra Hulefâ-yi Râşidîn ve pek çok sahabi bu uygulamayı sürdürmüştür. Ukbe b. Âmir’in rivayetine göre bu son ziyaret, dirilere ve ölülere veda eder gibi yapılan bir dua ile olmuştur (Buhârî).
Hz. Hamza’nın şehadeti Hz. Peygamber’i derinden üzmüştür. Onu şehit eden Vahşî’nin anlattığına göre, yıllar sonra Müslüman olup huzura geldiğinde Hz. Peygamber ona olayı sormuş, ardından yüzünü kendisine göstermemesini istemiştir (Buhârî). Bu rivayet, kaybın Hz. Peygamber’in kalbinde bıraktığı izin derinliğini gösterdiği kadar, ceza yerine af yolunun tutulduğunu da gösterir.
İpucu: Ziyaretin kalıcı olması için çocuklarınıza Uhud’un hikâyesini yolda kısaca anlatın: kimlerin nerede durduğunu, okçulara verilen emri ve emrin terk edilmesinin sonucunu tarif edin. Şehitliğin önünde kısa bir dua, ardından Rumât Tepesi’nden alanı göstermek, bu ziyareti unutulmaz bir tarih dersine dönüştürür.
Uhud’un Bıraktığı Dersler
Uhud yalnızca bir savaş alanı değil, her ziyaretçiye mesaj veren bir ibret yeridir. Kur’an, Uhud’dan sonra müminlere “Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer gerçekten inanıyorsanız üstün gelecek olan sizsiniz” buyurmuştur (Âl-i İmrân 3/139). Şehitliği ziyaret ederken şu dersleri hatırlamak ziyareti daha anlamlı kılar:
- İtaatin önemi: Okçuların verilen emri terk etmesi bütün ordunun zarar görmesine yol açmıştır.
- Sabır ve sebat: Zor anlarda Hz. Peygamber’in yanından ayrılmayan sahabiler sadakatin en güzel örneğidir.
- Dünyaya bağlanmamak: Ganimet endişesinin sonuçları, dünya malının insanı nasıl yanıltabileceğini gösterir.
- Vefa: Hz. Peygamber’in ömrünün sonuna kadar şehitleri ziyaret etmesi, vefanın ne kadar değerli olduğunu hatırlatır.
- Ölümü hatırlamak: Kabir ziyareti, insanın hayatını ve önceliklerini yeniden gözden geçirmesine vesile olur.
Uhud’u ziyaret eden pek çok kişi, bu derslerin bugünkü hayatla ne kadar ilgili olduğunu fark eder. Aile içinde, iş hayatında ve toplumda verilen sözlere sadakat, zor zamanlarda sabır ve dünyalık kazançlar uğruna ilkelerden vazgeçmemek, Uhud’un her çağa taşıdığı mesajlardır.
Önemli: Okunuşlar Latin harfleriyle verilmiştir ve Arapçadaki bazı sesleri tam karşılamaz; doğru telaffuz için ehil bir hocadan öğrenilmesi tavsiye edilir. Kabir ziyareti, ölülere Kur’an okunması ve tevessül gibi görüş farklılıkları bulunan konularda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın güncel açıklamalarına başvurun.
Medine Programınızda Uhud
Uhud ziyaretini, Mescid-i Nebevî’deki ziyaretiniz ve Cennetü’l-Bakî ile birlikte planlamak, Medine’deki günlerinizi dengeli değerlendirmenizi sağlar. Peygamber mescidinin tarihi ve bölümleri için Mescid-i Nebevî yazımızı okuyabilirsiniz. Uhud, hem çocukların hem yetişkinlerin siyeri yerinde görmesini sağlayan en etkili duraklardan biridir.
Programınızı kurarken şu noktalar işinizi kolaylaştırır:
- Uhud’u günün erken saatlerine, sıcak bastırmadan önceye alın.
- Kuba ve Kıbleteyn mescitleriyle aynı şehir turunda görmeyi planlayın.
- Mescid-i Nebevî’deki ziyaret saatinizle çakışmayacak bir zaman dilimi seçin.
- Dönüşte hurma ve hediyelik alışverişini programın sonuna bırakın.
RotaNur olarak Medine programlarımızda Uhud, Kuba ve Kıbleteyn gibi ziyaret noktalarını rehber eşliğinde gerçekleştiriyoruz. Size uygun programı umre turları sayfamızdan seçebilir, mescide yakın konaklama için Medine otelleri sayfamıza göz atabilir, sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Rabbimiz Uhud şehitlerinin ve bütün müminlerin mekânını cennet eylesin.
Sıkça Sorulan Sorular
Uhud ziyareti umrenin bir parçası mı?
Hayır, Uhud ziyareti umrenin farzları, vacipleri veya sünnetleri arasında yer almaz. Umre; ihram, tavaf, sa’y ve tıraşla tamamlanan bir ibadettir. Uhud ise Medine’de bulunduğunuz günlerde yapılan bir kabir ziyaretidir. Hz. Peygamber’in şehitleri düzenli olarak ziyaret ettiği bildirildiğinden, Medine programında bu ziyarete vakit ayırmak güzeldir. Umrenin adımları için umre nasıl yapılır yazımıza bakabilirsiniz.
Uhud Savaşı’nın sonucu ne oldu?
Uhud Savaşı Müslümanlar için ağır kayıplarla sonuçlandı; ancak müşrikler Medine’ye giremeden Mekke’ye döndü. Savaşın başındaki üstünlük, okçuların bir kısmının yerini terk etmesiyle kaybedildi ve yetmiş sahabi şehit oldu. Hz. Peygamber ertesi gün ashabıyla birlikte düşmanı Hamrâülesed’e kadar takip etti. Savaşın ayrıntılı seyrini Uhud Dağı yazımızda anlattık.
Okçular Tepesi’ne çıkılabilir mi?
Rumât (Okçular) Tepesi’ne çıkış genellikle mümkündür; ancak çevre düzenlemeleri ve güvenlik uygulamaları nedeniyle erişim zaman zaman değişebilir. Tepe, Uhud Şehitliği’nin hemen karşısında yer alır ve savaş alanını bütünüyle görmek için elverişli bir noktadır. Güncel durumu rehberinizden öğrenmek, sıcak saatlerde tırmanmamak, rahat ayakkabı giymek ve yaşlı yakınlarınızın yorulmamasına dikkat etmek ziyareti daha güvenli kılar.
Uhud Şehitliği’ne doğru namaz kılınabilir mi?
Hayır, kabirlere yönelerek namaz kılmak uygun değildir. Hz. Peygamber, kabirlere doğru namaz kılınmasını ve kabirlerin üzerine oturulmasını yasaklamıştır (Müslim). Namaz vakti geldiğinde şehitliğin hemen yanındaki Seyyidü’ş-Şühedâ Mescidi’nde kılmak en doğrusudur. Şehitliğin önünde dua ederken de kıbleye dönmek ve isteklerini yalnızca Allah’tan istemek, ziyaretin sünnete uygun geçmesini sağlar.
Uhud ziyareti için rehber gerekli mi?
Uhud ziyareti için rehber zorunlu değildir; ancak uzman bir rehberin anlatımı ziyareti çok daha anlamlı kılar. Savaş alanının düzeni, okçuların konumu ve şehitlerin hikâyeleri yerinde anlatıldığında olaylar zihinde canlanır. Rehberle yapılan ziyarette grubun birlikte hareket etmesi, kalabalıkta kaybolma riskini de azaltır.
Kaynakça
Bu yazı, aşağıdaki kaynaklar esas alınarak RotaNur editörlüğünce hazırlanmıştır. Dinî hükümlerde Diyanet İşleri Başkanlığı yaklaşımı esas alınmıştır; ziyaret düzeni ve seyahat kuralları değişebileceğinden yola çıkmadan önce resmî kaynaklardan güncel durumu teyit ediniz.
- Muhammed Hamîdullah – Casim Avcı, “Uhud Gazvesi”, TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Hüseyin Algül, “Hamza”, TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Hüseyin Algül, “Mus’ab b. Umeyr”, TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Meali, Ahzâb Sûresi 33/23. kuran.diyanet.gov.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Fahrettin Atar, “Şehid”, TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Meali, Âl-i İmrân Sûresi 3/169. kuran.diyanet.gov.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Mustafa Fayda, “Cennetü’l-Bakī'”, TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr. Erişim: 17.09.2026.
- M. Yaşar Kandemir, “Ziyaret”, TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Kabir ziyaretinin adabı nedir?”, Fetvalar. kurul.diyanet.gov.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Kadınlar kabir ziyaretinde bulunabilirler mi?”, Fetvalar. kurul.diyanet.gov.tr. Erişim: 17.09.2026.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Meali, Âl-i İmrân Sûresi 3/139. kuran.diyanet.gov.tr. Erişim: 17.09.2026.
Bu yazıda yanıtlanan sorular
Uhud Şehitleri Nerede?
Uhud şehitleri, Medine’nin kuzeyinde Uhud Dağı’nın güney eteğindeki Uhud Şehitliği’nde medfundur. Şehitlik, Mescid-i Nebevî’ye yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki savaş alanının hemen yanındadır. Alan duvarlarla ve tel örgülerle çevrilidir; hemen yanında Seyyidü’ş-Şühedâ adıyla anılan büyük bir mescit, karşısında ise savaşta okçuların yerleştirildiği Rumât (Okçular) Tepesi bulunur. Mescid-i Nebevî çevresindeki otellerden Uhud’a genellikle grup otobüsü veya taksiyle kısa sürede ulaşılır; bölgede geniş bir otopark ve ziyaretçilere hizmet veren küçük dükkânlar vardır.
Uhud şehitleri nerede yatıyor?
Uhud şehitleri, savaşın yapıldığı alanın hemen yanında, bugün Uhud Şehitliği olarak bilinen yerde yatmaktadır. Hz. Peygamber, şehitlerin naaşını Medine’ye götürenlere onları öldürüldükleri yerde defnetmelerini emretmiş, cenazeler savaş meydanına geri getirilerek buraya defnedilmiştir. Şehitliğin içine girilmez; ziyaretçiler alanı çevreleyen duvar ve parmaklıkların önünden selam verir ve dua eder.
Uhud Şehitleri Kaç Kişi?
Sahih rivayetlerde Uhud’da Müslümanlardan yetmiş kişinin şehit olduğu bildirilmektedir (Buhârî). Siyer kaynaklarında bu sayıyla ilgili küçük farklılıklar görülse de genel kabul yetmiş civarında sahabinin şehit düştüğü yönündedir. Şehitlerin büyük çoğunluğu Medineli Ensar’dan, bir kısmı ise Mekke’den hicret eden Muhacirlerdendir. Aynı savaşta Kureyş ordusunun yirmiden fazla kayıp verdiği kaydedilir. Nüfusu sınırlı olan Medine toplumunda bu kayıp hemen her aileyi derinden etkilemiş, şehrin hafızasında silinmez bir iz bırakmıştır.
Uhud şehitleri kimlerdir?
Uhud şehitlerinin her biri fedakârlığın ve sadakatin sembolü olmuştur; kaynaklarda en çok anılan isimler ve onları öne çıkaran özellikler şunlardır:
Uhud şehitlerinin isimleri nelerdir?
Uhud şehitlerinin tam listesi siyer ve tabakat kitaplarında kayıtlıdır; yukarıdaki isimler bu listenin en çok bilinen kısmıdır. Kaynaklarda Amr b. Cemûh ve Sa’d b. Rebî’ gibi Ensar’ın önde gelenleri de Uhud şehitleri arasında sayılır. Mus’ab b. Umeyr defnedilirken kefen olarak yalnızca kısa bir hırkası bulunduğu, başı örtülünce ayaklarının açıkta kaldığı, sonunda başının örtülüp ayaklarının üzerine kokulu ot konulduğu nakledilir (Buhârî, Cenâiz 27; Müslim, Cenâiz 44). Hz. Peygamber onu göstererek bir zamanlar en güzel elbiseleri giydiğini, ancak Allah ve Resûlünün sevgisini her şeye tercih ettiğini söylemiş ve şu ayeti okumuştur: “Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar.” (Ahzâb 33/23).
Uhud şehitleri duası nedir?
Uhud şehitlerini ziyaret edenler, Büreyde’nin rivayet ettiği ve Hz. Peygamber’in kabristana gidenlere öğrettiği selam duasını okuyabilir (Müslim). Bu dua bütün mümin kabirleri için geçerlidir ve Uhud ziyaretinde de aynı şekilde okunur. Duanın ardından Kur’an okumak ve şehitler için Allah’tan rahmet dilemek güzeldir.


















