İçindekiler 13 başlık
- Kâbe Nerede? Kısa Cevap
- Kâbe Hangi Ülkede ve Hangi Şehirde?
- Türkiye’den Kâbe’ye Nasıl Gidilir?
- Kâbe’nin Yönü: Kıble Nasıl Bulunur?
- Kâbe’nin köşeleri hangi yönlere bakar?
- Kâbe’yi Kim, Ne Zaman Yaptı?
- Kâbe’nin İçinde Ne Var?
- Kâbe’nin içine kim girebilir?
- Kâbe’nin Örtüsü Nedir, Nasıl Değişir?
- Kâbe’nin örtüsü neden siyah?
- Kâbe’nin Bölümleri Kısaca
- Kâbe’yi Ziyaret: Umre ve Hacda Kâbe
- Sıkça Sorulan Sorular
Kâbe nerede sorusunun kısa cevabı Suudi Arabistan’ın Mekke şehridir: Kâbe, Mekke’nin merkezindeki Mescid-i Haram’ın tam ortasında, tavaf alanının merkezinde durur ve dünyadaki bütün Müslümanların namazda yöneldiği kıbledir. Ancak “Kâbe nerede” diye arayanların çoğu yalnızca ülke ve şehir adını değil, Kâbe’nin hangi bölgede olduğunu, Türkiye’den nasıl gidildiğini, kıble yönünün nasıl bulunduğunu, Kâbe’nin kim tarafından ne zaman yapıldığını, içinde ne olduğunu, içine kimlerin girebildiğini ve üzerindeki siyah örtünün ne anlama geldiğini de merak eder. Bu yazıda bu soruların hepsini tarihî ve güncel bilgilerle, kaynak göstererek topladık; Kâbe’nin köşeleri, Hatîm ve Mültezem gibi bölümleri ise Kâbe’nin bölümleri yazımızda ayrıca anlatılıyor.
Kâbe Nerede? Kısa Cevap
Kâbe, Suudi Arabistan Krallığı’nın batısındaki Hicaz bölgesinde, Mekke (Mekke-i Mükerreme) şehrinde bulunur. Şehir, Kızıldeniz kıyısındaki Cidde’nin yaklaşık yetmiş kilometre doğusunda, deniz seviyesinden yaklaşık iki yüz seksen metre yükseklikte, çevresi dağlarla kuşatılmış bir vadidedir. Kâbe’nin bulunduğu Mescid-i Haram, şehrin merkezinde, Ebû Kubeys ve Kuaykıân dağları arasındaki bu vadinin tabanındadır. Coğrafi koordinatları yaklaşık 21° 25′ kuzey enlemi ve 39° 49′ doğu boylamıdır; dünyanın her yerinden kıble bu noktaya göre hesaplanır. Mekke, aynı adı taşıyan Mekke Bölgesi’nin idari merkezidir ve gayrimüslimlerin girişine kapalıdır; Kâbe’yi görmenin tek yolu umre ya da hac için Mekke’ye gitmektir. Mescid-i Haram’ın bölümleri ve genişletme tarihi Mescid-i Haram yazımızda anlatılıyor.
Kâbe Hangi Ülkede ve Hangi Şehirde?
Kâbe, bugünkü siyasi sınırlarla Suudi Arabistan’dadır; ancak Mekke’nin tarihi bu devletten çok eskidir. Şehir, Hz. İbrahim’in eşi Hacer ile oğlu İsmail’i bıraktığı susuz vadide Zemzem’in çıkmasıyla kurulmuş, Kureyş’in yönetiminde bir ticaret ve hac merkezi olmuş, Hz. Peygamber’in doğduğu ve İslam’ın ilk on üç yılının geçtiği yer olmuştur. Emevî, Abbâsî, Memlük ve Osmanlı dönemlerinde Hicaz’ın idaresi değişse de Kâbe’nin yeri hiç değişmemiştir; Osmanlı padişahları “Hâdimü’l-Haremeyn” unvanıyla Mekke ve Medine’ye hizmet etmiş, Mescid-i Haram’ın revakları ve Kâbe’nin bugünkü yapısı büyük ölçüde Osmanlı döneminde şekillenmiştir. Mekke’de Kâbe dışında görülecek yerler için Mekke gezilecek yerler yazımıza bakabilirsiniz.
Türkiye’den Kâbe’ye Nasıl Gidilir?
Türkiye’den Kâbe’ye gitmenin yolu Cidde ya da Medine havalimanlarından geçer. İstanbul’dan Cidde’ye uçuş yaklaşık dört saat sürer; Cidde Kral Abdülaziz Havalimanı’ndan Mekke’ye karayoluyla bir saat, Haremeyn hızlı treniyle yarım saat civarında ulaşılır. Medine’den Mekke’ye ise yaklaşık dört yüz elli kilometrelik yol karayoluyla beş saat, hızlı trenle iki saatten biraz uzun sürer. Umre yolcuları çoğunlukla Cidde’ye inip önce Mekke’ye, sonra Medine’ye geçer ya da tersini yapar; Medine’ye inenler Mekke’ye giderken yol üzerindeki mikatta ihrama girer. Türkiye’den umreye gidiş için vize, aşı ve pasaport şartları ile mikat yerleri umre nerede yapılır yazımızda anlatılıyor; İstanbul, Ankara ve Anadolu şehirlerinden kalkan programlar için umre kalkış şehirleri sayfamıza bakabilirsiniz.
- Cidde üzerinden: İstanbul–Cidde uçuşu yaklaşık dört saat; havalimanından Mekke’ye otobüsle yaklaşık bir saat ya da Haremeyn treniyle yarım saat.
- Medine üzerinden: İstanbul–Medine uçuşu yaklaşık üç buçuk-dört saat; Medine ziyaretinden sonra Mekke’ye trenle iki saatten biraz uzun, karayoluyla yaklaşık beş saat.
- Mekke içinde: Otellerin çoğu Mescid-i Haram’a yürüme mesafesindedir; uzak otellerden mescide servis otobüsleri çalışır.
Kâbe’nin Yönü: Kıble Nasıl Bulunur?
Kâbe’nin nerede olduğunu bilmek, namazda nereye döneceğimizi de belirler; kıble, bulunulan yerden Kâbe’ye giden en kısa yönün adıdır. Türkiye’den bakıldığında Kâbe güney-güneydoğu yönündedir; İstanbul’da kıble açısı yaklaşık 151 derece, Ankara’da yaklaşık 155 derecedir. Bugün telefonlardaki kıble uygulamaları ve pusulalar bu açıyı verir; Mescid-i Haram’ın içinde ise kıble, nerede durulursa durulsun Kâbe’nin kendisidir ve tavaf alanının çevresindeki saflar daire biçiminde kurulur. Kıble, Hz. Peygamber’in Medine’ye hicretinden yaklaşık on altı-on yedi ay sonra, Bakara sûresinin 144. ayetiyle Mescid-i Aksâ’dan Kâbe’ye çevrilmiştir; Kıblenin değişmesi, Kâbe’nin yalnızca bir bina değil, ümmetin yöneldiği ortak merkez olduğunu gösterir; bu değişikliğin yaşandığı Mescid-i Kıbleteyn, Medine gezilecek yerler yazımızda anlatılan ziyaret yerlerinden biridir.
Kâbe’nin köşeleri hangi yönlere bakar?
Kâbe’nin dört köşesi yaklaşık olarak dört ana yöne bakar: Hacerü’l-Esved’in bulunduğu köşe doğuya, Rükn-i Irâkî kuzeye, Rükn-i Şâmî batıya, Rükn-i Yemânî güneye yönelir. Kapı, Hacerü’l-Esved köşesiyle Rükn-i Irâkî arasındaki kuzeydoğu duvarındadır; Hicr (Hatîm) kuzeybatı duvarının önündedir. Tavaf, Hacerü’l-Esved hizasından başlar ve Kâbe sol tarafta kalacak biçimde yedi kez dönülür.

Kâbe’yi Kim, Ne Zaman Yaptı?
Kur’an, Kâbe’nin temellerini Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail’in yükselttiğini bildirir: “Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin temellerini yükseltiyordu” (Bakara, 2/127). Mekke’nin kuruluşu da bu inşaatla başlar; Kâbe, Kur’an’ın ifadesiyle insanlar için kurulan ilk mabettir (Âl-i İmrân, 3/96). Kâbe tarih boyunca sel, yangın ve savaşlar yüzünden birçok kez onarılmış ve yeniden yapılmıştır. Hz. Peygamber’in gençliğinde, hicretten yaklaşık on sekiz yıl önce Kureyş Kâbe’yi yeniden inşa etmiş ve Hacerü’l-Esved’in yerine konması konusundaki anlaşmazlığı Hz. Peygamber çözmüştür; bu olay Hacerü’l-Esved yazımızda anlatılır. Abdullah b. Zübeyr, Emevî kuşatmasında hasar gören Kâbe’yi 684 yılında Hz. İbrahim’in temelleri üzerine Hicr’i de içine alacak biçimde genişletmiş, Haccâc ise 693’te Kureyş planına geri döndürmüştür. 1630’daki büyük sel sonrasında Osmanlı padişahı IV. Murad Kâbe’yi yeniden inşa ettirmiş; bugünkü duvarlar bu inşaatın eseridir. 1996’da Suudi yönetimi çatı ve iç yüzeyleri kapsamlı biçimde yenilemiş, duvar taşlarını yerinden oynatmadan sağlamlaştırmıştır. Bu uzun tarih boyunca değişmeyen şey, Kâbe’nin yeri ve Hz. İbrahim’in temelleridir.
| Konu | Bilgi |
|---|---|
| Ülke ve şehir | Suudi Arabistan, Mekke (Hicaz bölgesi, Mekke Bölgesi’nin merkezi) |
| Bulunduğu yer | Mescid-i Haram’ın ortası, tavaf alanının merkezi |
| Koordinat ve rakım | Yaklaşık 21° 25′ K, 39° 49′ D; yaklaşık 280 m |
| Yükseklik ve kenarlar | Yaklaşık 15 metre; dıştan dışa yaklaşık 10,70 × 12 metre |
| Kapı | Kuzeydoğu duvarında, yerden yaklaşık iki metre yukarıda; bugünkü altın kaplama kapı 1979’da takıldı |
| İlk inşa | Hz. İbrahim ve Hz. İsmail (Bakara, 2/127) |
| Önemli yeniden inşalar | Kureyş (Hz. Peygamber’in gençliği), Abdullah b. Zübeyr (684), Haccâc (693), IV. Murad (1630), Suudi yenilemesi (1996) |
| Örtü (kisve) | Siyah ipek, altın ve gümüş sırma; yılda bir kez, 1 Muharrem’de değiştirilir |
Kâbe’nin İçinde Ne Var?
Kâbe’nin içi, dışarıdan bakanların sandığının aksine boş bir mabet odasıdır; içeride heykel, mezar ya da kutsal bir eşya yoktur. Zemin ve duvarların alt bölümü mermerle kaplıdır; duvarların üst bölümü, Allah’ın güzel isimleriyle süslü ipek bir örtüyle örtülüdür. Tavanı, iki sıra hâlinde dizilmiş üç ahşap sütun taşır; sütunların arasındaki kirişlerden çeşitli dönemlerde hediye edilmiş kandiller sarkar. Kuzey köşesine yakın yerde, çatıya çıkan merdivenin önünde “Bâbü’t-Tevbe” (Tövbe Kapısı) denen küçük bir kapı vardır. İçeride ayrıca duvar boyunca dizilmiş kitabeler ve Kâbe’nin içinin kokulandırılmasında kullanılan küçük bir masa bulunur. Hz. Peygamber, Mekke’nin fethinde Kâbe’nin içine girmiş, içerideki putları çıkartmış ve iki sütun arasında iki rekât namaz kılmıştır (Buhârî, Salât 30; Müslim, Hac 388). Kâbe’nin üstü düz bir çatıdır; Hicr tarafına bakan Altınoluk, çatıya düşen yağmur suyunu Hicr’e akıtır.
Kâbe’nin içine kim girebilir?
Kâbe’nin kapısı ziyaretçilere kapalıdır; içeri yalnızca yılda bir kez yapılan yıkama töreninde, Suudi yönetiminin davet ettiği kişiler girer. Kâbe’nin anahtarı, Hz. Peygamber’in Mekke’nin fethinde Osman b. Talha’ya iade ettiği günden bu yana Şeybe ailesindedir ve kapı bu ailenin elindeki anahtarla açılır. Kâbe’ye girmek isteyen Hz. Âişe’ye Hz. Peygamber’in “Hicr’de namaz kıl, çünkü orası Kâbe’den bir parçadır” buyurduğu rivayet edilir (Tirmizî, Hac 48); bu yüzden Hatîm’in içinde kılınan namaz, Kâbe’nin içinde kılınmış gibi kabul edilir.
Önemli: Kâbe’nin içine girmek umre ya da haccın bir parçası değildir; içeri girememek ibadeti eksiltmez. Hicr’de (Hatîm) namaz kılmak isteyenler, tavaf edenlerin yolunu kesmeden ve izdiham saatlerinden kaçınarak bunu yapabilir; Hicr’in içinden geçilerek yapılan tavaf ise geçerli değildir, çünkü Hicr Kâbe’nin bir parçası sayılır.
Kâbe’nin Örtüsü Nedir, Nasıl Değişir?
Kâbe’nin dışını örten siyah örtüye Arapça “kisve”, Türkçede “Kâbe örtüsü” ya da “sitâre” denir. Örtü, saf siyah ipekten dokunur; üst bölümünü çevreleyen kuşakta (hizâm) ve kapı perdesinde Kur’an ayetleri ile Allah’ın isimleri altın ve gümüş sırmayla işlenmiştir. Bugünkü kisve Mekke’de, Suudi yönetiminin 1927’de kurduğu ve sonradan genişlettiği kisve fabrikasında dokunur. Örtü yılda bir kez, hicrî yılın ilk günü olan 1 Muharrem’de değiştirilir. Hac günlerinde örtünün alt bölümü izdihamdan zarar görmemesi için birkaç metre yukarı kaldırılır ve beyaz bezle kapatılır. Eski örtü parçalara ayrılıp devlet başkanlarına, kurumlara ve müzelere hediye edilir; İstanbul’daki Topkapı Sarayı’nda Osmanlı döneminden kalan kisve parçaları sergilenir. Osmanlı döneminde örtü Mısır’da dokunur, sürre alayıyla mahmil içinde Mekke’ye götürülürdü; Mısır’dan örtü gönderilmesi 1962’de sona ermiştir.
Kâbe’nin örtüsü neden siyah?
Kâbe’nin örtüsü her dönemde siyah olmamıştır; kaynaklar Emevî ve Abbâsî dönemlerinde beyaz, kırmızı, yeşil ve siyah örtüler kullanıldığını kaydeder. Siyah ipek, Abbâsî döneminden itibaren gelenek hâline gelmiş ve Memlük ile Osmanlı dönemlerinde sürdürülmüştür. Siyahın seçilmesinde dayanıklılık ve rengin kolay solmaması etkili olmuştur; dinî bir zorunluluk değildir.

Kâbe’nin Bölümleri Kısaca
Kâbe’yi ziyaret edenlerin bilmesi gereken birkaç ad vardır. Hacerü’l-Esved, tavafın başladığı doğu köşesindeki siyah taştır; Rükn-i Yemânî, tavafta elle selamlanan güney köşesidir; Mültezem, Hacerü’l-Esved ile kapı arasındaki dua edilen duvar bölümüdür; Hicr (Hatîm), kuzeybatı duvarının önündeki yarım daire duvarla çevrili alandır; Makam-ı İbrahim, kapının karşısındaki camekân içinde Hz. İbrahim’in ayak izinin bulunduğu taştır; Zemzem kuyusu ise tavaf alanının altındadır ve suyu Mescid-i Haram’ın her yerinde içilebilir. Bu bölümlerin her birinin tarihi ve ziyaret adabı Kâbe’nin bölümleri ve Zemzem kuyusu yazılarımızda anlatılıyor. Kâbe’nin çevresindeki mermer zemin ve tavaf alanı, Mescid-i Haram’ın son genişletmeleriyle birkaç katlı hâle gelmiştir; üst katlardan ve çatıdan da tavaf edilebilir.
Kâbe’yi Ziyaret: Umre ve Hacda Kâbe
Kâbe’yi görmek için Mekke’ye umre ya da hac vizesiyle gidilir; şehir gayrimüslimlere kapalı olduğundan turistik ziyaret mümkün değildir. Umre yolcuları Mescid-i Haram’a girip Kâbe’yi ilk gördüklerinde dua eder; bu anın duası Kâbe’yi görünce okunacak dua yazımızda anlatılır. Ardından tavaf ve sa’y yapılır; tavafın nasıl yapıldığını anlatan yazımız Kâbe’nin çevresinde nasıl dönüleceğini adım adım gösterir. Kâbe’yi en sakin görmek isteyenler için gece yarısından sonraki saatler ve sabah namazı öncesi uygundur; Ramazan’ın son on günü ve hac mevsiminde Mescid-i Haram’ın her katı dolar. Mekke’ye gidemeyenler Kâbe’yi Mescid-i Haram’dan yapılan kesintisiz canlı yayınlardan izleyebilir; ancak Kâbe’nin önünde durmanın yerini hiçbir ekran tutmaz. Umre programları için umre turları sayfamıza bakabilirsiniz. Kâbe’yi ilk kez görecekler için birkaç pratik not:
- Mescid-i Haram’a girerken Bâbüsselâm ya da Kral Abdülaziz kapısı gibi büyük kapılardan birini seçin ve çıkışta aynı kapıyı bulmak için kapı numarasını not edin.
- Kâbe’yi ilk gördüğünüz yerde durup dua edin; ancak yolu kapatmamak için tavaf alanının kenarında durun.
- Tavafa Hacerü’l-Esved hizasındaki yeşil ışıktan başlayın; izdihamda taşı öpmek için itişmeyin, uzaktan selamlamak yeterlidir.
- Kalabalık saatlerde üst katlar ve çatı, tavaf için daha rahattır; mesafe uzasa da tavaf geçerlidir.
- Zemzem’i kıbleye dönüp ayakta ya da oturarak içebilirsiniz; Kâbe’ye bakarak dua etmek için mescidin her katındaki açık alanlar uygundur.
Sıkça Sorulan Sorular
Kâbe hangi ülkede ve hangi şehirde?
Kâbe, Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde, Mescid-i Haram’ın ortasındadır. Mekke, Kızıldeniz kıyısındaki Cidde’nin yaklaşık yetmiş kilometre doğusunda, Hicaz bölgesindedir.
Kâbe’nin içinde ne var?
Kâbe’nin içi mermer zeminli, boş bir odadır; tavanı üç ahşap sütun taşır, kirişlerden kandiller sarkar, duvarların üstü Allah’ın güzel isimleriyle süslü ipek örtüyle kaplıdır ve çatıya çıkan merdivenin önünde Tövbe Kapısı vardır. İçeride heykel, mezar ya da kutsal eşya yoktur.
Kâbe’nin içine girilebilir mi?
Hayır; Kâbe’nin kapısı ziyaretçilere kapalıdır ve yalnızca yılda iki kez yapılan yıkama törenlerinde davetliler girer. Hicr’de (Hatîm) kılınan namaz, hadis gereği Kâbe’nin içinde kılınmış gibi kabul edilir.
Kâbe’nin örtüsü ne zaman değişir?
Kâbe örtüsü yılda bir kez, hicrî yılbaşı olan 1 Muharrem’de değiştirilir. Hac günlerinde örtünün alt bölümü yukarı kaldırılır.
Türkiye’den Kâbe’ye kaç saatte gidilir?
İstanbul’dan Cidde’ye uçuş yaklaşık dört saat sürer; Cidde’den Mekke’ye karayoluyla yaklaşık bir saat, Haremeyn hızlı treniyle yarım saat civarında ulaşılır. Medine’den Mekke’ye tren yaklaşık iki saat sürer.
Kâbe’yi kim yaptı?
Kur’an’a göre Kâbe’nin temellerini Hz. İbrahim ile Hz. İsmail yükseltmiştir. Bina tarih boyunca Kureyş, Abdullah b. Zübeyr, Haccâc ve Osmanlı padişahı IV. Murad tarafından yeniden yapılmış, 1996’da kapsamlı biçimde yenilenmiştir.
Bu yazıda yanıtlanan sorular
Kâbe Hangi Ülkede ve Hangi Şehirde?
Kâbe, bugünkü siyasi sınırlarla Suudi Arabistan’dadır; ancak Mekke’nin tarihi bu devletten çok eskidir. Şehir, Hz. İbrahim’in eşi Hacer ile oğlu İsmail’i bıraktığı susuz vadide Zemzem’in çıkmasıyla kurulmuş, Kureyş’in yönetiminde bir ticaret ve hac merkezi olmuş, Hz. Peygamber’in doğduğu ve İslam’ın ilk on üç yılının geçtiği yer olmuştur. Emevî, Abbâsî, Memlük ve Osmanlı dönemlerinde Hicaz’ın idaresi değişse de Kâbe’nin yeri hiç değişmemiştir; Osmanlı padişahları “Hâdimü’l-Haremeyn” unvanıyla Mekke ve Medine’ye hizmet etmiş, Mescid-i Haram’ın revakları ve Kâbe’nin bugünkü yapısı büyük ölçüde Osmanlı döneminde şekillenmiştir. Mekke’de Kâbe dışında görülecek yerler için Mekke gezilecek yerler yazımıza bakabilirsiniz.
Türkiye’den Kâbe’ye Nasıl Gidilir?
Türkiye’den Kâbe’ye gitmenin yolu Cidde ya da Medine havalimanlarından geçer. İstanbul’dan Cidde’ye uçuş yaklaşık dört saat sürer; Cidde Kral Abdülaziz Havalimanı’ndan Mekke’ye karayoluyla bir saat, Haremeyn hızlı treniyle yarım saat civarında ulaşılır. Medine’den Mekke’ye ise yaklaşık dört yüz elli kilometrelik yol karayoluyla beş saat, hızlı trenle iki saatten biraz uzun sürer. Umre yolcuları çoğunlukla Cidde’ye inip önce Mekke’ye, sonra Medine’ye geçer ya da tersini yapar; Medine’ye inenler Mekke’ye giderken yol üzerindeki mikatta ihrama girer. Türkiye’den umreye gidiş için vize, aşı ve pasaport şartları ile mikat yerleri umre nerede yapılır yazımızda anlatılıyor; İstanbul, Ankara ve Anadolu şehirlerinden kalkan programlar için umre kalkış şehirleri sayfamıza bakabilirsiniz.
Kâbe’nin Yönü: Kıble Nasıl Bulunur?
Kâbe’nin nerede olduğunu bilmek, namazda nereye döneceğimizi de belirler; kıble, bulunulan yerden Kâbe’ye giden en kısa yönün adıdır. Türkiye’den bakıldığında Kâbe güney-güneydoğu yönündedir; İstanbul’da kıble açısı yaklaşık 151 derece, Ankara’da yaklaşık 155 derecedir. Bugün telefonlardaki kıble uygulamaları ve pusulalar bu açıyı verir; Mescid-i Haram’ın içinde ise kıble, nerede durulursa durulsun Kâbe’nin kendisidir ve tavaf alanının çevresindeki saflar daire biçiminde kurulur. Kıble, Hz. Peygamber’in Medine’ye hicretinden yaklaşık on altı-on yedi ay sonra, Bakara sûresinin 144. ayetiyle Mescid-i Aksâ’dan Kâbe’ye çevrilmiştir; Kıblenin değişmesi, Kâbe’nin yalnızca bir bina değil, ümmetin yöneldiği ortak merkez olduğunu gösterir; bu değişikliğin yaşandığı Mescid-i Kıbleteyn, Medine gezilecek yerler yazımızda anlatılan ziyaret yerlerinden biridir.
Kâbe’nin köşeleri hangi yönlere bakar?
Kâbe’nin dört köşesi yaklaşık olarak dört ana yöne bakar: Hacerü’l-Esved’in bulunduğu köşe doğuya, Rükn-i Irâkî kuzeye, Rükn-i Şâmî batıya, Rükn-i Yemânî güneye yönelir. Kapı, Hacerü’l-Esved köşesiyle Rükn-i Irâkî arasındaki kuzeydoğu duvarındadır; Hicr (Hatîm) kuzeybatı duvarının önündedir. Tavaf, Hacerü’l-Esved hizasından başlar ve Kâbe sol tarafta kalacak biçimde yedi kez dönülür.
Kâbe’yi Kim, Ne Zaman Yaptı?
Kur’an, Kâbe’nin temellerini Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail’in yükselttiğini bildirir: “Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin temellerini yükseltiyordu” (Bakara, 2/127). Mekke’nin kuruluşu da bu inşaatla başlar; Kâbe, Kur’an’ın ifadesiyle insanlar için kurulan ilk mabettir (Âl-i İmrân, 3/96). Kâbe tarih boyunca sel, yangın ve savaşlar yüzünden birçok kez onarılmış ve yeniden yapılmıştır. Hz. Peygamber’in gençliğinde, hicretten yaklaşık on sekiz yıl önce Kureyş Kâbe’yi yeniden inşa etmiş ve Hacerü’l-Esved’in yerine konması konusundaki anlaşmazlığı Hz. Peygamber çözmüştür; bu olay Hacerü’l-Esved yazımızda anlatılır. Abdullah b. Zübeyr, Emevî kuşatmasında hasar gören Kâbe’yi 684 yılında Hz. İbrahim’in temelleri üzerine Hicr’i de içine alacak biçimde genişletmiş, Haccâc ise 693’te Kureyş planına geri döndürmüştür. 1630’daki büyük sel sonrasında Osmanlı padişahı IV. Murad Kâbe’yi yeniden inşa ettirmiş; bugünkü duvarlar bu inşaatın eseridir. 1996’da Suudi yönetimi çatı ve iç yüzeyleri kapsamlı biçimde yenilemiş, duvar taşlarını yerinden oynatmadan sağlamlaştırmıştır. Bu uzun tarih boyunca değişmeyen şey, Kâbe’nin yeri ve Hz. İbrahim’in temelleridir.
Kâbe’nin İçinde Ne Var?
Kâbe’nin içi, dışarıdan bakanların sandığının aksine boş bir mabet odasıdır; içeride heykel, mezar ya da kutsal bir eşya yoktur. Zemin ve duvarların alt bölümü mermerle kaplıdır; duvarların üst bölümü, Allah’ın güzel isimleriyle süslü ipek bir örtüyle örtülüdür. Tavanı, iki sıra hâlinde dizilmiş üç ahşap sütun taşır; sütunların arasındaki kirişlerden çeşitli dönemlerde hediye edilmiş kandiller sarkar. Kuzey köşesine yakın yerde, çatıya çıkan merdivenin önünde “Bâbü’t-Tevbe” (Tövbe Kapısı) denen küçük bir kapı vardır. İçeride ayrıca duvar boyunca dizilmiş kitabeler ve Kâbe’nin içinin kokulandırılmasında kullanılan küçük bir masa bulunur. Hz. Peygamber, Mekke’nin fethinde Kâbe’nin içine girmiş, içerideki putları çıkartmış ve iki sütun arasında iki rekât namaz kılmıştır (Buhârî, Salât 30; Müslim, Hac 388). Kâbe’nin üstü düz bir çatıdır; Hicr tarafına bakan Altınoluk, çatıya düşen yağmur suyunu Hicr’e akıtır.


















