İçindekiler 17 başlık
- Hacerü’l-Esved Nedir, Nerededir?
- Hacerü’l-Esved ne demek?
- Cennetten Geldiği Rivayeti
- Hacerü’l-Esved neden siyah?
- Hz. Peygamber’in Hakemliği
- Karmatî Baskını ve Taşın Yirmi İki Yılı
- Hacerü’l-Esved kaç parça?
- Tarih Boyunca Hacerü’l-Esved: Özet Tablo
- İstilâm: Hacerü’l-Esved’e Nasıl Selam Verilir?
- Hacerü’l-Esved’i öpmek farz mı?
- Hacerü’l-Esved ile İlgili Rivayetler ve Fazileti
- Hacerü’l-Esved’e dokunmak günahları siler mi?
- Kaynaklarda Hacerü’l-Esved: Sahih Olan ve Olmayan
- Hacerü’l-Esved dilek kabul eder mi?
- Ziyaretçiler İçin Pratik Notlar
- Hacerü’l-Esved’i Anlayarak Tavaf Etmek
- Sıkça Sorulan Sorular
Hacerü’l-Esved (halk arasında hacerül esved ya da Hacerülesved olarak da yazılır), Kâbe’nin doğu köşesine yerleştirilmiş, gümüş bir çerçeve içinde korunan ve tavafın başlangıç noktasını gösteren siyah taştır. “Siyah taş” anlamına gelen bu ad, İslam tarihinin en çok konuşulan nesnelerinden birine aittir: Cennetten indirildiğine dair rivayet, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) gençliğinde taşı yerine koyarken gösterdiği hakemlik, Karmatîlerin taşı Mekke’den götürmesi ve bugün parçalar hâlinde korunması onu hem bir ibadet işareti hem bir tarih tanığı yapar. Bu yazıda Hacerü’l-Esved’in ne olduğunu, nerede bulunduğunu, kaynaklarda nasıl anlatıldığını, tarih boyunca başına gelenleri, istilâm adabını ve hükmünü Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaklaşımını ve İslam tarihi kaynaklarını esas alarak anlattık.
Hacerü’l-Esved Nedir, Nerededir?
Hacerü’l-Esved, Kâbe’nin dört köşesinden doğuya bakanına, yani Rükn-i Esved’e yerden yaklaşık bir buçuk metre yükseklikte yerleştirilmiş, koyu kırmızımsı siyah renkte bir taştır. Görünen yüzeyi otuz santimetre kadardır; taşı çevreleyen gümüş çerçeve hem onu korur hem de tavaf edenlere hizasını gösterir. Tavaf bu köşeden başlar ve yedi şavt sonunda yine burada biter. Hacerü’l-Esved’in bulunduğu köşe ile Kâbe kapısı arasındaki duvar parçası Mültezem’dir; duanın kabul olması umulan bu yer için ayrıntıları Kâbe’nin bölümleri yazımızda anlattık.
Hacerü’l-Esved ne demek?
Hacerü’l-Esved Arapçada “siyah taş” anlamına gelir; “hacer” taş, “esved” siyah demektir. Türkçede aynı anlamda “Kara Taş” ifadesi de kullanılır. Terim olarak Kâbe’nin doğu köşesindeki, tavafın başlangıç ve bitiş noktasını belirleyen mübarek taşı ifade eder; Kâbe’nin diğer köşeleri Rükn-i Irâkî, Rükn-i Şâmî ve Rükn-i Yemânî adlarıyla anılır.
Cennetten Geldiği Rivayeti
Hacerü’l-Esved’in kaynağına dair en bilinen rivayet Tirmizî’de geçer: Hz. Peygamber (s.a.s.), taşın cennetten indirildiğini, indiğinde sütten daha beyaz olduğunu ve insanların günahlarının onu kararttığını bildirmiştir. İslam tarihçileri, Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail’in Kâbe’yi inşa ederken taşı Cebrail’in getirdiğini ve Hz. İbrahim’in onu bugünkü köşeye yerleştirdiğini nakleder. Nuh tufanı sırasında Ebû Kubeys Dağı’nda korunduğuna dair anlatı da klasik kaynaklarda yer alır.
Bu rivayetlerin bir bölümü hadis âlimlerince “hasen” derecesinde, bir bölümü ise siyer ve tarih kitaplarında kalan anlatılar olarak değerlendirilir. Diyanet yayınları, Hacerü’l-Esved’in Kâbe’nin bir parçası olarak taşıdığı manevi değeri vurgular; taşın kendisine fayda ya da zarar verme gücü atfedilmez. Bu ölçüyü en açık biçimde Hz. Ömer’in sözü ortaya koyar.
Hz. Ömer’in sözü: “Biliyorum ki sen bir taşsın; ne fayda verirsin ne zarar. Resûlullah’ın seni öptüğünü görmeseydim seni öpmezdim.” (Buhârî, Hac 50; Müslim, Hac 248)
Hacerü’l-Esved neden siyah?
Hadiste taşın başlangıçta sütten beyaz olduğu ve insanların günahlarıyla karardığı bildirilir; âlimler bu ifadeyi hem hakiki hem mecazi anlamda yorumlamıştır. Tarih boyunca yangınlar, dokunmalar ve sürülen kokular taşın yüzeyini koyulaştırmıştır. Taşın maddesi hakkında gök taşı ya da volkanik kaya gibi görüşler ileri sürülmüş, ancak üzerinde bilimsel inceleme yapılmadığı için kesin bir sonuca varılmamıştır.

Hz. Peygamber’in Hakemliği
Hz. Peygamber (s.a.s.) otuz beş yaşındayken Kureyş, selden zarar gören Kâbe’yi yeniden inşa etti. Sıra Hacerü’l-Esved’i yerine koymaya gelince kabileler bu şerefi kimin taşıyacağı konusunda anlaşamadı ve tartışma silahlı çatışma noktasına geldi. Sonunda Mescid’e ilk girecek kişinin hakem olmasına karar verildi; içeri giren “el-Emîn” lakaplı Hz. Muhammed oldu. Hz. Peygamber hırkasını yere serdi, taşı üzerine koydu, her kabilenin reisinden hırkanın bir ucundan tutmasını istedi ve taş köşeye ulaşınca kendi elleriyle yerine yerleştirdi. Bu olay, peygamberlikten önce bile Mekkelilerin ona duyduğu güveni ve adaletle çözülen bir krizi anlatır.
Hakemlik hikâyesi bugün de iki ders taşır. Birincisi, kutsal bir görevin paylaşılarak yapılabileceği ve şerefin tek bir kabileye ya da kişiye ait olmadığıdır; ikincisi, Hacerü’l-Esved’in değerinin taşıyandan değil, Allah’ın emrine bağlılıktan geldiğidir. Rehberler tavaf öncesi anlatımlarında bu olayı özellikle vurgular; çünkü tavafın her şavtı bu köşeden başlar ve ziyaretçi, taşı yerine koyan elleri hatırlayarak istilâm eder.
Karmatî Baskını ve Taşın Yirmi İki Yılı
Hicri 317 (miladi 930) yılında Karmatî lideri Ebû Tâhir el-Cennâbî hac mevsiminde Mekke’yi bastı, hacıları katletti ve Hacerü’l-Esved’i yerinden söküp Bahreyn bölgesindeki Hecer’e götürdü. Taş yirmi iki yıl boyunca Mekke’den uzak kaldı ve hicri 339 (miladi 951) yılında geri getirilerek yerine konuldu. Bu dönemde taş hasar gördü; sonraki yüzyıllarda da bazı saldırılar ve kazalar nedeniyle küçük parçalar koptu. Bugün Hacerü’l-Esved tek parça değildir; birkaç parça hâlinde gümüş çerçevenin içine sabitlenmiştir ve çerçeve tarih boyunca Abbasî, Osmanlı ve Suudi dönemlerinde birkaç kez yenilenmiştir. Osmanlı döneminde yenilenen eski çerçevelerden biri bugün İstanbul’da Topkapı Sarayı’ndaki Mukaddes Emanetler bölümünde sergilenir; Kâbe’nin eski kapı örtüleri, oluğu ve anahtarlarıyla birlikte bu çerçeve, Osmanlı’nın Haremeyn’e gösterdiği özenin belgesidir.
Hacerü’l-Esved kaç parça?
Hacerü’l-Esved bugün tek parça değildir; Karmatî baskını ve sonraki hasarlar nedeniyle birkaç parçaya ayrılmıştır ve parçalar gümüş çerçevenin içinde özel bir harçla sabitlenmiştir. Kaynaklar parça sayısını farklı verir; çerçevenin içinde görünen parçaların dışında kalanlar harcın altında gizlidir. Ziyaretçilerin gördüğü koyu yüzey bu parçaların birleşiminden oluşur.
Tarih Boyunca Hacerü’l-Esved: Özet Tablo
| Dönem | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| Hz. İbrahim | Kâbe’nin inşası sırasında taşın köşeye yerleştirilmesi | Tavafın başlangıç noktası belirlendi |
| Miladi 605 civarı | Kureyş’in Kâbe onarımı ve Hz. Muhammed’in hakemliği | Taş hırka üzerinde taşınıp yerine konuldu |
| Miladi 930 | Karmatîlerin Mekke baskını | Taş Hecer’e götürüldü |
| Miladi 951 | Taşın Mekke’ye iadesi | Hasarlı hâlde yerine yerleştirildi |
| Abbasî ve Osmanlı dönemleri | Çerçevenin gümüşle yenilenmesi | Parçalar sabitlendi, çerçeve bugünkü biçimine yaklaştı |
| Günümüz | Suudi yönetiminin bakım ve koruması | Gümüş çerçeve düzenli olarak yenileniyor |
İstilâm: Hacerü’l-Esved’e Nasıl Selam Verilir?
Tavafa başlarken ve her şavtın sonunda Hacerü’l-Esved’i selamlamaya istilâm denir. Hz. Peygamber taşı öpmüş, eliyle dokunmuş ve kalabalık olduğunda deve üzerinden elindeki asayla işaret etmiştir; bu yüzden istilâmın üç biçimi vardır. Hanefî mezhebine göre istilâm sünnettir, farz ya da vacip değildir; kalabalıkta başkalarına eziyet ederek taşa ulaşmaya çalışmak ise doğru değildir. Tavafın bütün adımlarını tavaf nasıl yapılır rehberimizde anlattık.
- Öpmek (takbîl): İmkân varsa taşa dokunup öpülür; bu, Hz. Peygamber’in uygulamasıdır.
- Elle dokunmak: Öpmek mümkün değilse el ya da elde tutulan bir nesne taşa sürülür, ardından el öpülür.
- Uzaktan işaret: Kalabalıkta taşın hizasına gelince sağ el ya da iki elle taşa doğru işaret edilir, “Bismillâhi Allâhü ekber” denir; el öpülmez.
Hacerü’l-Esved’i öpmek farz mı?
Hayır, Hacerü’l-Esved’i öpmek farz ya da vacip değildir; Hanefî mezhebine göre istilâm sünnettir ve kalabalıkta uzaktan işaret etmekle yerine getirilir. Taşa ulaşmak için itişmek, başkalarını incitmek ve tavaf düzenini bozmak caiz görülmez. Diyanet, kalabalık dönemlerde istilâmın işaretle yapılmasını ve kadınların kalabalığa girmemesini tavsiye eder.
Hacerü’l-Esved ile İlgili Rivayetler ve Fazileti
Kaynaklarda Hacerü’l-Esved’in faziletine dair birkaç rivayet yer alır. Tirmizî’nin naklettiği bir hadiste Hacerü’l-Esved’e ve Rükn-i Yemânî’ye dokunmanın günahları dökeceği, bir başka rivayette taşın kıyamet günü kendisini hakkıyla istilâm edenlere şahitlik edeceği bildirilir. Bu rivayetler hadis âlimlerince hasen kabul edilmiştir. Rükn-i Yemânî için de istilâm sünnettir; ancak o köşe öpülmez, yalnız elle dokunulur ya da işaret edilir.
Rükn-i Yemânî ile Hacerü’l-Esved arasındaki bölümde “Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr” duasını okumak da sünnettir; Hz. Peygamber’in tavafın bu bölümünde bu duayı okuduğu Ebû Dâvûd’da nakledilir. Böylece her şavtın son bölümü, iki köşe arasında okunan bu duayla Hacerü’l-Esved’e ulaşır ve istilâmla yeni şavt başlar.
Bu rivayetleri doğru anlamak için Hz. Ömer’in sözünü hatırlamak gerekir: Fazilet taşın kendisinden değil, Hz. Peygamber’in sünnetine uymaktan ve Allah’ın emrine bağlılıktan kaynaklanır. Bu yüzden istilâm yapılırken taştan bir şey istenmez; Allah’a yönelinir ve “Bismillâhi Allâhü ekber” denir. Kâbe’yi ilk görüşte okunacaklar için Kâbe’yi görünce okunacak dua yazımıza bakabilirsiniz.
Hacerü’l-Esved’e dokunmak günahları siler mi?
Tirmizî’de geçen hadis, Hacerü’l-Esved’e ve Rükn-i Yemânî’ye dokunmanın günahları döktüğünü bildirir; âlimler bu rivayeti hasen kabul eder. Bu, taşın kendinde bir güç olduğu anlamına gelmez; sevap, Hz. Peygamber’in sünnetine uyarak ibadet etmekten kaynaklanır. Kalabalıkta dokunamayan kişi uzaktan işaret ederek aynı sünneti yerine getirmiş olur.

Kaynaklarda Hacerü’l-Esved: Sahih Olan ve Olmayan
Hacerü’l-Esved hakkında anlatılanların bir bölümü sahih hadislere, bir bölümü zayıf rivayetlere, bir bölümü ise halk anlatılarına dayanır; bunları ayırmak ziyaretin bilincini korur. Sahih ve hasen kabul edilen rivayetler şunlardır: Hz. Peygamber’in taşı öptüğü ve istilâm ettiği (Buhârî, Müslim), Hz. Ömer’in “sen bir taşsın” sözü (Buhârî, Müslim), taşın cennetten indiği ve sütten beyaz olduğu (Tirmizî, hasen sahih), dokunmanın günahları döktüğü ve kıyamet günü şahitlik edeceği (Tirmizî, hasen). Kureyş’in Kâbe onarımı ve Hz. Peygamber’in hakemliği ise siyer kaynaklarında yaygın olarak nakledilen tarihî bir olaydır.
Buna karşılık taşın Hz. Âdem ile birlikte cennetten geldiği, tufan sırasında Ebû Kubeys’te saklandığı, dileği kabul ettirdiği ya da hastalığa şifa verdiği yolundaki anlatılar ya zayıf rivayetlere dayanır ya da hiçbir kaynağı yoktur. Diyanet’in yaklaşımı nettir: Hacerü’l-Esved’e saygı, Hz. Peygamber’in sünnetine uymaktan ibarettir; taştan bir şey istemek, ona adak adamak ya da parçasını uğur sayarak taşımak dinen doğru değildir.
Hacerü’l-Esved dilek kabul eder mi?
Hayır, Hacerü’l-Esved’in dilek kabul ettiğine ya da şifa verdiğine dair sahih bir rivayet yoktur; Hz. Ömer’in “sen bir taşsın, ne fayda verirsin ne zarar” sözü bu inanışı açıkça reddeder. Dua yalnız Allah’a yapılır; Hacerü’l-Esved’in yanında ya da Mültezem’de edilen dualar da Allah’a yöneliktir. Taşın fazileti, sünnete uyarak istilâm etmenin sevabıdır.
Ziyaretçiler İçin Pratik Notlar
Hacerü’l-Esved’e ulaşmak, Ramazan ve hac gibi yoğun dönemlerde neredeyse imkânsızdır; sakin dönemlerde ise gece yarısından sonra ve sabah namazı öncesinde fırsat bulunabilir. Umre programlarında rehberler genellikle ilk tavafta işaretle istilâm yapılmasını, taşa yaklaşma denemesinin ise programın sakin bir gecesine bırakılmasını önerir; köşeye yaklaşırken tavaf akışının tersine yürümemek ve görevlilerin yönlendirmesine uymak gerekir. Suudi yönetimi bazı dönemlerde köşe çevresinde düzenleme yapar ve erişimi kısıtlar. Tavaf sırasında Hacerü’l-Esved hizasını gösteren işaretler mescidin zemininde ve duvarlarında bulunur; hizaya gelince istilâm yapılıp şavta başlanır.
- Yaşlı, hasta ve çocuklu yolcular taşa yaklaşmayı denememeli, uzaktan işaretle yetinmelidir.
- Kadınlar için kalabalığa girmek uygun değildir; işaretle istilâm sünneti tam olarak yerine getirir.
- Taşa koku sürmek, taştan parça almaya çalışmak ya da üzerine bir şey bırakmak yasaktır ve saygısızlıktır.
- Tavaf sırasında telefonla fotoğraf çekmek için köşede durmak, arkadaki binlerce kişinin akışını bozar.
Önemli: Hacerü’l-Esved’e ulaşamamak tavafı eksiltmez. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) kalabalıkta uzaktan işaret ettiği nakledildiği için, işaretle yapılan istilâm sünnetin tam karşılığıdır. Tavafın sıhhati için önemli olan, Hacerü’l-Esved hizasından başlayıp yedi şavtı tamamlamaktır.
Hacerü’l-Esved’i Anlayarak Tavaf Etmek
Hacerü’l-Esved’in hikâyesini bilerek tavaf etmek, ibadetin her şavtında bir hatırlatma bulmak demektir: Hz. İbrahim’in inşası, Hz. Peygamber’in adaleti, Hz. Ömer’in tevhit bilinci ve yüzyıllar boyunca aynı köşeden başlayan milyonlarca tavaf. Umre yolculuğunda Kâbe’ye ilk yaklaştığınızda gözünüz önce gümüş çerçeveyi arayacaktır; o anda taşa değil, taşın işaret ettiği emre yöneldiğinizi hatırlayın. Umrenin bütün adımları için umre nasıl yapılır rehberimize bakabilirsiniz.
RotaNur olarak umre programlarımızda tavafın adabını, istilâmın nasıl yapıldığını ve Kâbe’nin bölümlerini rehber eşliğinde yerinde anlatıyoruz. Program seçenekleri için umre turları sayfamıza bakabilir, sorularınız için iletişim sayfamızdan ya da sayfadaki WhatsApp butonundan 7/24 bize yazabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Hacerü’l-Esved’e kimler dokunabilir?
Kadın erkek her Müslüman Hacerü’l-Esved’e dokunabilir ve öpebilir; dinî bir sınırlama yoktur. Sınırlama kalabalıktan ve güvenlikten kaynaklanır: Suudi yönetimi yoğun dönemlerde köşeye erişimi düzenler, kadınların ve yaşlıların kalabalığa girmemesi tavsiye edilir. Dokunamayan herkes uzaktan işaretle istilâm yapar.
Hacerü’l-Esved’in çerçevesi neden gümüş?
Parçalanan taşı bir arada tutmak ve yıpranmasını önlemek için Abbasîler döneminden itibaren taş gümüş bir çerçeveyle çevrelenmiştir; gümüş, dayanıklı olması ve altın gibi gösterişe kaçmaması nedeniyle tercih edilmiştir. Çerçeve Osmanlı sultanları ve Suudi yönetimi tarafından birkaç kez yenilenmiş, her yenilemede eski çerçeve saklanmıştır.
Tavafa Hacerü’l-Esved’den başlamak şart mı?
Evet, tavaf Hacerü’l-Esved hizasından başlar ve her şavt bu hizada tamamlanır; hizadan önce başlanan ilk şavt Hanefî mezhebine göre tam sayılmaz ve tamamlanması gerekir. Mescidin zeminindeki ve duvarındaki işaretler hizayı gösterir. Kâbe’ye dokunmak ya da köşeye ulaşmak şart değildir, hizada olmak yeterlidir.
Rükn-i Yemânî ile Hacerü’l-Esved arasında ne fark var?
Hacerü’l-Esved doğu köşesindedir ve öpülür, elle dokunulur ya da işaret edilir; Rükn-i Yemânî ise güney köşesidir, yalnız elle dokunulur ya da işaret edilir, öpülmez. Hz. Peygamber iki köşeyi de istilâm etmiş, diğer iki köşeye dokunmamıştır. İki köşe arasında “Rabbenâ âtinâ” duasını okumak sünnettir.
Hacerü’l-Esved’in günümüzdeki bakımı nasıl yapılır?
Taş ve çerçevesi Mescid-i Haram yönetimince düzenli olarak temizlenir; çerçeve yıprandıkça yenilenir ve taş özel bir harçla korunur. Kâbe’nin yıkanması törenlerinde çerçevenin çevresi de temizlenir. Ziyaretçilerin taşa koku sürmesi ya da bir şey yapıştırması bu bakımı zorlaştırdığı için yasaktır.
Bu yazıda yanıtlanan sorular
Hacerü’l-Esved Nedir, Nerededir?
Hacerü’l-Esved, Kâbe’nin dört köşesinden doğuya bakanına, yani Rükn-i Esved’e yerden yaklaşık bir buçuk metre yükseklikte yerleştirilmiş, koyu kırmızımsı siyah renkte bir taştır. Görünen yüzeyi otuz santimetre kadardır; taşı çevreleyen gümüş çerçeve hem onu korur hem de tavaf edenlere hizasını gösterir. Tavaf bu köşeden başlar ve yedi şavt sonunda yine burada biter. Hacerü’l-Esved’in bulunduğu köşe ile Kâbe kapısı arasındaki duvar parçası Mültezem’dir; duanın kabul olması umulan bu yer için ayrıntıları Kâbe’nin bölümleri yazımızda anlattık.
Hacerü’l-Esved ne demek?
Hacerü’l-Esved Arapçada “siyah taş” anlamına gelir; “hacer” taş, “esved” siyah demektir. Türkçede aynı anlamda “Kara Taş” ifadesi de kullanılır. Terim olarak Kâbe’nin doğu köşesindeki, tavafın başlangıç ve bitiş noktasını belirleyen mübarek taşı ifade eder; Kâbe’nin diğer köşeleri Rükn-i Irâkî, Rükn-i Şâmî ve Rükn-i Yemânî adlarıyla anılır.
Hacerü’l-Esved neden siyah?
Hadiste taşın başlangıçta sütten beyaz olduğu ve insanların günahlarıyla karardığı bildirilir; âlimler bu ifadeyi hem hakiki hem mecazi anlamda yorumlamıştır. Tarih boyunca yangınlar, dokunmalar ve sürülen kokular taşın yüzeyini koyulaştırmıştır. Taşın maddesi hakkında gök taşı ya da volkanik kaya gibi görüşler ileri sürülmüş, ancak üzerinde bilimsel inceleme yapılmadığı için kesin bir sonuca varılmamıştır.
Hacerü’l-Esved kaç parça?
Hacerü’l-Esved bugün tek parça değildir; Karmatî baskını ve sonraki hasarlar nedeniyle birkaç parçaya ayrılmıştır ve parçalar gümüş çerçevenin içinde özel bir harçla sabitlenmiştir. Kaynaklar parça sayısını farklı verir; çerçevenin içinde görünen parçaların dışında kalanlar harcın altında gizlidir. Ziyaretçilerin gördüğü koyu yüzey bu parçaların birleşiminden oluşur.
İstilâm: Hacerü’l-Esved’e Nasıl Selam Verilir?
Tavafa başlarken ve her şavtın sonunda Hacerü’l-Esved’i selamlamaya istilâm denir. Hz. Peygamber taşı öpmüş, eliyle dokunmuş ve kalabalık olduğunda deve üzerinden elindeki asayla işaret etmiştir; bu yüzden istilâmın üç biçimi vardır. Hanefî mezhebine göre istilâm sünnettir, farz ya da vacip değildir; kalabalıkta başkalarına eziyet ederek taşa ulaşmaya çalışmak ise doğru değildir. Tavafın bütün adımlarını tavaf nasıl yapılır rehberimizde anlattık.
Hacerü’l-Esved’i öpmek farz mı?
Hayır, Hacerü’l-Esved’i öpmek farz ya da vacip değildir; Hanefî mezhebine göre istilâm sünnettir ve kalabalıkta uzaktan işaret etmekle yerine getirilir. Taşa ulaşmak için itişmek, başkalarını incitmek ve tavaf düzenini bozmak caiz görülmez. Diyanet, kalabalık dönemlerde istilâmın işaretle yapılmasını ve kadınların kalabalığa girmemesini tavsiye eder.


















